Ortaklığa başlarken sorulması gereken sorular

ortaklik

Daha öncesinde ortaklık ile ilgili çeşitli yazılar yazdım (Girişimciler İçin Ortaklık TavsiyeleriÖz eleştiri: Yaptığım genel hatalar). Bu nedenle özellikle bu konuda çok soru geldi. Vakit darlığından veya diğer işlerin yoğunluğundan genelde kısa cevaplar vermek durumunda kaldım. Son olarak yakınlarımdan birisi yeni bir ortaklık yapmaya karar verince, ona bazı sorular hazırladım ve birlikte kısa cevaplar oluşturmaya çalıştık. Bu cevaplar ışığında ortağı ile bir “Ortaklık Anlaşması” imzaladılar. Hazırlamış olduğum soruları cevaplarken zorlandıkları noktalar oldu veya daha önce hiç üzerinde düşünmedikleri konular ortaya çıktı.

Bu tarz soru cevaplar hazırlayarak bir ortaklığa başlamanın faydalı olacağını düşünüyorum. Bu nedenle bu soruları paylaşmaya karar verdim. Mutlaka daha fazla soru ve cevap olacaktır. Bunları yorum olarak paylaşırsanız eklemeye çalışacağım.

  1. Ne tür bir şirket kurulacak?
    Şahıs şirketi, limited şirketi, anonim şirketi, kolektif şirket, komandit şirket gibi seçenekler olacak önünüzde. Genel olarak limited şirketi veya anonim şirketi arasında kalacaksınız. Burada çeşitli avantajlar ve dezavantajlar mevcut bunları iyi değerlendirip girmeniz gerekiyor. Limited şirket olarak başlayıp, anonim şirkete dönüşebileceğini unutmayın.
  2. Hisse oranları ne olacak?
    Bu oranlar genellikle konuşma gereği bile duyulmadan karar verilir. Kaç ortak varsa o sayıya bölünür. Peki acaba tüm ortaklar aynı seviyede mi katkı sağlayacak? Ortaya koyacakları değer aynı mı olacak? Mevcutta iş ile ilgili portföyü olan kişinin hissesi aynı mı olacak? Bu tarz sorular sorarak, bunu en başta düzgün bir şekilde belirlemek faydalı olacaktır.
  3. Ortaklar şirketten nasıl para alacaklar?
    Öncelik olarak para kazanmaya odaklanıldığı için bu konu pek konuşulmaz. Para olunca paylaşmak kolaydır diye düşünülür. Gerçekte ise durumda öyle olmayabilir. Genellikle belli bir maaşın belirlenmesi bu noktada faydalı olacaktır. Biz bu arkadaşlar için bir maaş oranı belirledik ve her 6 ayda bir şirketin durumuna göre maaşta revize yapmayı uygun gördük. Fakat en yüksek alabilecekleri bir maaşı başta ayarladık. O rakamın üzerinde şirketten yıl sonuna kadar para alamayacakları bir şekilde anlaştılar.
  4. Ortaklar harcamalarda nasıl hareket edecekler?
    Ortaklar genellikle birlikte harcama yapmayı ve karar vermeyi tercih ederler. Burada temel sorun işlerin yavaşlamasıdır. 5.000TL’lik bir harcama için diğer ortağın bilgisinin alınması işleri belirli bir süre sonra içinden çıkılmaz şekle sokabilir. Bunun için X TL’nin altındaki harcamalarda ortağa sormadan hareket edilir, ay sonunda bu rakamların toplamı Y TL’i geçemez şeklinde bir madde eklemek güzel olacaktır.
  5. Kararlar nasıl alınacak?
    Kararların oy birliği ile alınması güzeldir. Özellikle 2 kişilik ortaklıklarda bu böyle olabilir. Ama uzmanlıkları farklı olan iki ortakta veya görev tanımları farklı olan kişilerde durum böyle olmamalıdır. Uzmanlığı ve görev alanında olan konularda o ortağın söz hakkı diğerinden fazla olmalıdır. Bunların çerçevesinin en baştan belirlenmesi faydalı olacaktır.
  6. Ne sıklıkla toplantı yapılacak?
    Ortaklar aynı ortamda bulunmayabilir veya işlerin yoğunluğundan dolayı toplantı yapacak fırsatı bulamayabilirler. Bunun için toplantılar için belirli periyotlar belirlemek güzel olacak. Örneğin haftada 1 toplantı yapmak faydalı olacaktır. Bu toplantıların uzun veya yüz yüze olması şart değil. Telefonla ve Internet üzerinden de yapılabilir.
  7. Ürün satışı varsa, ne tür indirimler olacak?
    Şayet ürün satışı varsa, yakınlara nasıl bir indirim yapılacağı oldukça mühim bir konudur. Kendinize bile bir şey aldığınız zaman bunu şirketten nasıl almanız gerektiğini başta net bir şekilde belirlemeniz gerekir. Örneğin yakın akrabalara %50 indirim, eşe dosta %30 en fazla indirim gibi rakamlar belirlenebilir.
  8. Yedek akçe ne kadar bulunmalı?
    Nakit akışı şirketler için oldukça önemli bir konu, bu nedenle kasada belirli miktarda bir paranın sürekli bulunması şirketin sürekliliğini kolaylaştıracaktır. Bu para acil işler için kullanılmak üzere kasada tutulur. Bunun için rakamın baştan belirlenmesi ve belirli aralıklarla bu rakamın artırılması iyi olacaktır.
  9. Ortakların yapmış olduğu harcamalar nasıl geri ödenecek?
    Her zaman şirketin parası yanınızda bulunmuyor veya şirket kartı kullanmıyor olabilirsiniz. Bu nedenle bunun sistematiğinin başlangıçta belirlenmesi iyi olacaktır. Genellikle ay sonunda bu para alınır, peki ay sonu kasada o kadar para olmazsa ne yapacaksınız gibi ayrıntıları yine konuşmak faydalı olur.
  10. Ürün veya hizmet satışı varsa fiyatlar nasıl belirlenecek?
    Satacağımız ürün veya hizmet için fiyat belirleme politikanızı baştan belirlemek gerekir. Daha sonrasında bu tarz konularda fikir ayrılığının önüne geçmiş olursunuz.
  11. Şirket kurulurken ne kadar sermaye koyacaksınız?
    Kuruluş aşamasında bir sermaye koymanız gerekiyorsa, bu ne şekilde kasaya konulacak ve ne kadar olacak? Bu koyduğunuz parayı geri alacak mısınız? Alırsanız, hangi şartlarda alacaksınız? Ortaklardan birinin daha fazla para koyması durumunda bunu hisseye yansıtacak mısınız? Gibi çeşitli soruları yanıtlayarak devam etmek gerekiyor.
  12. Şirketleşme ne zaman olmalı?
    Bir çok kişi üniversite öğrencisiyken iş kurmak istiyor, fakat şirketleşince bir çok masraf (İş Kurarken Maliyetleri Hesaplamak) ortaya çıkıyor. Bu nedenle örneğin bir yazılım hazırlıyorsanız, bu belirli bir olgunluğa eriştikten sonra şirketleşmeniz daha faydalı olacaktır.
  13. Ortaklardan biri aktif çalışmıyorsa, aktif çalışanın bir avantajı olacak mı?
    Bazı durumlarda ortaklardan birinin aktif çalışmaması gibi bir durum söz konusu olabilir. Bu konunun sorun teşkil etmemesi için bunu nasıl çözeceğiniz baştan konuşmanız gerekir.
  14. Yeni ortak hangi durumlarda alınır?
    Bazı durumlarda yeni ortak almanız gerekebilir veya yeni bir ortak sizin aranıza katılmak isteyebilir. Bu durumda kaldığınız zaman karar vermeniz çok zor olacaktır. Buna başta belirli sınırlar çizmeniz oldukça iyi olacaktır.
  15. Tatiller nasıl belirlenecek?
    Ufak bir konu gibi gözükse bile sınırlarının baştan belirlenmesi oldukça iyi olacaktır. Bir ortak tatile gideceği zaman ne kadar süre önceden haber vermeli ve en uzun tatil ne kadar olmalı gibi soruların yanıtlarını belirlemek önemli.
  16. Gelir paylaşımı nasıl yapılacak?
    Yıl sonunda net kâr nasıl paylaşılacak, elde edilen gelirlerin ne kadarını ortaklar paylaşacak, ne kadarı şirketin büyümesi için harcanacak gibi soruları yanıtlamak gerekiyor. İlk yıllarda bu rakamın büyük bir çoğunluğunun şirket büyümesine harcanması faydalı olacaktır. Tabi yıl sonunda bir miktar para alıyor olmak sizi daha çok motive edecektir.
  17. Ortaklıktan ayrılmanız gerekirse nasıl bir yol izleyeceksiniz?

    En zor soruyu sona sakladık. Bu soruyu henüz ortaklık kurmadığınız bir kişiyle konuşmanız, hatta tartışmanız gerekiyor. Çünkü en büyük sorunlar bu noktada yaşanıyor. Burada net bir şeyler belirleyemiyorsanız, başlangıçta ayrılmak her iki taraf içinde sağlıklı olacaktırBu noktada benim yakınlarımın bulduğu formül, ufak çapta girişimler için uygun olabilir. Şu şekilde;
    Şirket değeri ortak bir şekilde belirlenir. İstenilmesi durumunda değerleme için dışarıdan destek alınabilir. Bu değer üzerinden ortaklar anlaşıncaya kadar değer düşürülür. Şayet iki tarafta karşı tarafın hissesini belirlenen fiyattan alamıyorsa/almıyorsa hisse satışa çıkarılır. Her iki tarafında onayladığı bir ortak bulunduğu zaman hisse devredilir. Bulunamadığı takdirde her ay satış rakamı %10 düşürülerek tekrar satışa çıkarılır.

Her ortaklığın hem avantajları, hem de dezavantajları vardır. Ortaklığa başlamadan önce bunları iyi değerlendirip öyle başlamalısınız. Ortaklığa başlamak kolay, bırakmak ise oldukça zorlu bir süreçtir. Bu soruları örnek olması amacı ile yazıyorum, sizin aklınıza çok daha farklı sorular takılabilir. Bu nedenle her ortağın ayrı bir avukattan danışmanlık alarak işe başlaması daha sağlıklı sonuçlar doğuracaktır.

Doğacak anlaşmazlıklarınız da sorumluluk kabul etmiyorum. :)

 

 

Posted in Girişimcilik | Etiketler , , | 7 Responses

Tüm Başarılı Girişimcilerin Tek Ortak Noktası

Örnek alınan bir çok başarılı insan var, hepsinin farklı özellikleri var, neredeyse hiç ortak özelliği olmayan başarılı insanlar dahi var. Fakat bir istisna ile!

Başarılı olan herkes tek bir ortak noktası: başlamak.

Başlamak

Söylemesi en kolay, yapması en zor şeylerden bir tanesi belki de bizim için. Bir projenin hayallerini kuruyoruz, dünyanın en iyi projelerinden birinin. Daha önce hiç yapılmamış, rakibi olmayan, kolayca yapılabilecek, kolayca yatırım alabilecek. Fakat o kadar çok hayal kuruyoruz ve projeyi kafamızda büyütüyoruz ki, proje bizim yapabileceğimiz bir proje olmaktan çıkıyor.

Hayal kurmak her zaman için faydalıdır. Tabi daha sonra gerçeklere dönebiliyorsanız. Bir hayal kurdunuz, bunun nasıl gerçekleştireceğinizi düşünürken, düşünmeniz gereken önemli bir noktada;

“Nereden başlamalıyım?”

Sorular ne kadar basit olursa olsun, cevaplarını bulmak her zaman için çok kolay olmayabiliyor. Projenizin daha önce yapılmış olması sorun değil, tam tersine bu sizin için avantaj bile olabilir. Onu inceleyerek hatalarını görebilirsiniz, doğru yaptıklarını inceleyebilirsiniz. Google yola çıktığında, Altavista ve Yahoo gibi iki dev vardı karşılarında. Şu anda Altavista’nın ismini bile hatırlamayanlar ve duymayanlar olabilir. Google %67 ile şu anda açık ara pazar lideriyken, Yahoo %11 pazar payına sahip. Bazı ülkelerde Google’ın pazar payı %90′ın üzerinde. Burada esas düşünmemiz gereken nokta, “Ben ne gibi farklılıklar katabilirim”.

Projenizi insanlara anlattığınız zaman harika buldular. Peki kim bu insanlar? Herkesin fikrini alın, daha sonra araştırın ve kendi fikriniz ile yola koyulun. Victor Hugo’nun şu sözünü bir kenara yazmak lazım. “Zamanı gelen bir fikrin gücüne hiçbir ordu karşı koyamaz.”

Proje için kafanızdaki her şeyi oluşturdunuz, fakat o da ne? Bir kaç eksiğiniz var. Projenizi gerçekleştirmek için ekibiniz yok, yola çıkabilmek için paranız yok. Peki fikrinizden başka ne var? Güzel ve yaratıcı fikirleri herkes bulamayabilir. Ama 7 milyar insanın yaşadığı bir yerde emin olun sizin fikriniz de ya o anda yapılıyordur, ya yakın zamanda yapılacaktır, ya da yapılmıştır siz duymamışsınızdır.

Yapmak istediğiniz projeyle ilgili daha önce bir işte çalıştınız mı? Bu soru oldukça önemli, öğrenciyken o işe benzer bir iş yapan firmada staj yapmış olmak bile size çok şey katacaktır. Doğru kararlar tecrübeden gelir ama tecrübe kötü kararlardan oluşur. (The Mechanic)

Biz indir.com‘u yapmaya başladığımızda piyasada çok büyük 2 tane rakibimiz vardı, pazarı ciddi anlamda domine etmişlerdi. İkisininde çizgileri farklıydı, artıları eksileri vardı. Bizimde avantajlı olduğumuz noktalar bulunuyordu. Alanadının çok güzel olması, benim daha önce program indirme sitesi yapmış olmam ve başka alanlarda kazanmış olduğum tecrübeler. Bir ekibimizin olmaması ise en büyük dezavantajımızdı. Başlarken tereddüt etmedik, şu anda da başarılı bir şekilde yolumuza devam ediyoruz.

Uzun lafın kısası: tüm her şeyi bir kenara koy. Hayalini kurduğun projeyi gerçekleştirmek için nereden başlayacaksın? Nereden başlayacağını buldun mu? O zaman;

B A Ş L A !

Bonus:
1- Değerli arkadaşım Yusuf Esenkal’ın benzer bir yazısını okumak için tıklayın >

2- Yazının devamı niteliğinde başka yazılarda gelecek. Yapacağınız yorumlarla gelecek yazıları şekillendirebilir veya yön verebilirsiniz.

 

Posted in Girişimcilik | Etiketler , , , , , , | 5 Responses

Garaj Hikayeleri

İnternet ve girişimcilik ile ilgili neredeyse tüm haberlerde “Garaj Hikayeleri” dinliyoruz. Aslında bu hikayelerin arkasında başka bir çok hikaye mevcut. Bizim gözümüze en çok sokulan örnek ise 2 arkadaş evlerinin garajlarında bir iş başlatırlar ve sonra çok büyürler. Arada yaşananlar hakkında veya onların kim olduğu konusunda çok fazla bilgi yazılmaz. Mühim olan şu anda multi-milyoner olmaları ve garajda başlamış olmalarıdır.

Ben bazı başarılı girişimciler ve girişimler hakkında kısa kısa bilgiler yazmaya karar verdim. Belki bildiğiniz belki de ilk kez duyduğunuz noktalar.

Facebook (Mark Zuckerberg)

facebook mark zuckerbergBaşarılı bir öğrenci olan Mark Zuckerberg lisede  çeşitli bilim dallarında birçok ödül aldı. Matematik, Astronomi ve Fizik alanlarında. Daha sonra Harvard Üniversitesi’ne gitti. Burada okulun sistemlerine sızarak, tüm öğrencilerin fotoğraflarını alıp bir oylama sitesi yaptı. Bu oylama sitesi sayesinde herkes okulun en güzel kızını ve en yakışıklı erkeğini seçebiliyordu. Bu sebeple okul yönetimi ile sıkıntılar yaşadı, fakat birilerinin dikkatini çekmeyi başardı. Cameron Winklevoss ve Tyler Winklevoss kendisine bir arkadaşlık sitesi yapmak için anlaşırlar fakat daha sonra bu anlaşma bozulur. Facebook açıldıktan sonrada bu kardeşler dava açarlar ve anlaşma sonucu yüklü miktarda para alırlar.

Facebook önce Harvard Üniversitesi için kuruldu, daha sonra Ivy ligi okullarını (Brown, Columbia, Cornell, Dartmouth, Princeton, Pennsylvania, Yale) ile başlayarak ABD’deki tüm okulları kapsadı. Sonrasında liseleri ve şirketleri de içeriye almaya başladılar. Daha sonra dünyadaki üniversiteleri, sonrasında da herkesi içeriye almaya başladılar. Okullardan kayıt alırken sadece .edu ac.uk gibi uzantıları kabul ediyorlardı.

Facebook’un gidişatını değiştiren en önemli noktalardan bir tanesi Mark Zuckerberg’in Sean Parker ile tanışması olur. Parker’ın Napster, Plaxo, Spotify, Votizen, Airtime projelerinin kurucusu olduğunu söylersek bu tanışmanın önemi daha iyi anlaşılmış olur.

Mark Zuckerberg, ingilizce dışında 4 dil daha biliyor.

Facebook kurucularından Dustin Moskovitz daha sonra bizimde proje yönetiminde kullandığımız Asana’yı kurdu

 

google

Google (Larry Page, Sergey Brin)

Google 1997′de kuruldu ve 1998′de şirketleşti. İlk olarak Larry Page ve Sergey Brin’in Standart Üniversitesinde doktora araştırma projesi olarak ortaya çıktı. Şirketin uzun süre CEO’luğunu yapacak olan Eric Schmidt Google’a katılmadan önce, Novell firmasında Başkanlık ve CEO, Sun Microsystems, Inc. şirketinde Teknoloji Müdürü görevlerinde bulundu. Page ve Brin dünyanın sayılı üniversitelerinden Standford’u derece ile bitirdiler. Üniversitelerinden bir hocalarıyla birlikte gittikleri Sun kurucu ortaklarından Andy Bechtolsheim  henüz kurulmamış olan şirkete 100bin$ çek yazdı. Şirketi kurarken eşten dosttan 1 milyon $ toplayarak ve eski bilgisayarlarını alıp ayrık (discrete) bir sunucu yapısı kurarak başladılar. Dünyanın en büyük portal ve arama motorlarından Yahoo’nun bir süre arama motoru olarak Google’ı kullanması şirket için önemli dönüm noktalarından biri oldu.

 

YouTube (Chad Hurley,Steve Chen,Jawed Karim)
youtubeYoutube kurucuları eski paypal çalışanları, işlerinden çalışırken email üzerinden video yollanamadığı için kurulmuş. Daha sonra gazetelere popüler video gönderenlere 20$ ödül verileceği yönünde ilanlar vererek tanıtmaya çalışmışlardır. İlk yükselişini Kola Mentos ile yapılan deney videosu ile yakalıyor (http://www.youtube.com/watch?v=VWS0FZEqdJA). 2006 yılında 1.65 milyar$’a Google tarafından satın alındı. Ödemenin büyük bir çoğunluğu Google hissesi olarak yapıldı. O dönemde Google ve Youtube’un ortak bir yatırımcısı da vardı, Sequoia Capital. Chen aynı zamanda Facebook’un ilk çalışanlarından ve Youtube kurucuları şu anda Google’da çalışıyor.

 

Twitter (Jack Dorsey, Evan Williams, Biz Stone)
twitterJack Dorsey Twitter’dan sonra mobil ödeme şirketi Square’ın kurucusu, mevcut değerlemesi 3.2 milyar$. Evan Williams aynı zamanda Blogger.com’un kurucusu. Biz Stone’un bloglar hakkında 2 kitabı bulunuyor. Biz Stone’da Blogger ve Xanga’da görev aldı. (Xanga: kitap ve müzik incelemeleri olan büyük bir blog, 1998). Twitter ilk olarak SMS ile webe mesaj gönderme şeklinde başladı, 140 karakter sınırlaması bu yüzden var.

 

Instagram (Kevin Systrom, Mike Krieger)

instagramKevin Systrom’da bir çok büyük internet firması gibi Standford mezunu. İlk önce lokasyon paylaşım servisi Burbn’i kurdular, serviste  fotoğraf çok paylaşılmaya başlayınca iş fikrini değiştirdiler. Systrom, Twitter’ın kurucusu olan Odeo firmasında staj yaptı, Google’da 2 yıl çalıştı. Instagram’ın ilk yatırımcılarından birisinin Twitter kurucusu Jack Dorsey olması da tesadüf değil. Facebook’a büyük bir kısmı nakit olarak 1milyar $’a satıldı

Hepsi için uzun uzun yazılabilirdi, mümkün olduğunca farklı olan konuları yazmaya çalıştım. Bir başarı geliyorsa bu tesadüf eseri olmuyor. Tecrübe, eğitim, çevre, çalışma, sabır ve doğru zaman birleşince başarı geliyor.

Çevre’den kastım, popüler olan “network” söylemi değil. Gerçek çevreniz. 100 kişi ile el sıkışıp kartvizit değiş tokuşu yapmaktan bahsetmiyorum. Bu da başka bir yazı konusu olur :)

Bir çok başarı hikayesi tesadüf eseri ortaya çıkmış gibi gözükse bile aslında bir çok etmenin  bir araya gelmesinden oluşuyor. Biz eğer bu hikayeleri örnek almak istiyorsak, kurucuların ve şirketlerin yaşam hikayelerine daha çok dikkat etmeliyiz. Çünkü örnek alabileceğimiz veya tespitler yapabileceğimiz nokta burası.

Dipnot:

Bu arada yazıda da ismi geçen Sequoia Capital’in internet yatırımlarını incelemenizi öneririm. http://www.sequoiacap.com/us/internet

 

 

Posted in Girişimcilik | Etiketler , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Responses

Konyalife, Odtü Girişimcilik Ödülü, Webrazzi vs.

Bir süredir yazma şansı yakalayamadım. Yazacak çok fazla şey birikti, notlar aldım, küçük küçük yazılar yazdım. Fakat bunlardan önce yazı yazmadığım arada bazı gelişmeler oldu onlar hakkında kısa bir yazı bulunsun istedim.

2013 İmza ve benim için çok hareketli ve bereketli bir yıldı. Oyna.com ve indir.com yeni kurulduğu için eksiklerini tamamlamak ve belli bir noktaya getirmek için uğraştık. Şu anda ikisi de belirli bir seviyeye geldiler ve büyümeye başladılar. Bu yıl kurulma sancıları sona erdi ve önümüzde büyümek için uzunca bir zaman var.

2013′de güzel bazı gelişmeler oldu, kuruluşumuzun ilk yılında Türkiye’nin sayılı üniversitelerinden ODTÜ’den “Yılın İnternet Girişimcisi” ödülünü aldık. ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu 2. Girişimcilik Ödülü kapsamında çok güzel bir ödül töreninde saygın iş adamları arasında bu ödülü almak ayrı bir mutluluk oldu. (Yazının en altında ödül alanların tam listesini bulabilirsiniz)

Bu ödülden sonra Konya’nın sayılı basın kuruluşlarından Konya Life dergisi ile röportaj yaptık, bu da benim için oldukça önemli bir röportajdı.

Bunların dışında Webrazzi’12 ödüllerinde yılın girişimcisi olarak aday gösterildim, değerli girişimcilerle birlikte halk oyu ile aday gösterilmekte güzel bir duygu.

Kısaca gelişmeleri yazmaya çalıştım, bundan sonra daha sık yazı yazmaya çalışacağım.

 

İşte ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu organizasyonunda verilen ödüller;

Kaynak : http://www.girisimhaber.com/post/2013/01/17/ODTUlu-Ogrenciler-2012-Yilinin-En-Basarili-Girisimcilerini-Secti.aspx

Posted in Girişimcilik, Kişisel | 3 Responses

2. Domain Etkinliği Sunumum: Proje Geliştirme ve Başarı Hikayeleri

2. Domain Etkinliği’nde yapmış olduğum sunumu aşağıda bulabilirsiniz. Konuların sadece ana başlıkları olduğu için dinleyenler kadar anlamlı olmayabilir fakat fikir vermesi açısından faydalı olacağını düşünüyorum.

Alan adları (domain) ile ilgilenenler 12 Ocak 2012 tarihinde yapacağımız Gezegen etkinliğine katılabilirler. Konuklarımız Alanadlari.com Kurucusu Okan Yıldırım ve Alan adı yatırımcısı Yusuf Esenkal olacak. Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgi >

Posted in Girişimcilik, Kişisel | Etiketler , , , , , | bir yorum bırakın

Girişimciler İçin Hedefi Doğru Belirlemek

Katıldığım etkinliklerde ve İnternet’te yazılan yorumlarda gözlemlediğim sorunlardan bir tanesi, herkesin bir fikri var ve fikri milyon dolarlık ama hayata geçirebilmeleri için yatırımcıya ihtiyaçları var. Fikir için o kadar büyük hedefler koyuyorlar ki, kendi bütçeleri ile başlamaları imkansız. Yatırımcı beklerken aslında yapabilecekleri bir çok şeyi kaçırıyorlar. Bir çok insan ancak uzun vadede ulaşabilecekleri hedefler uğruna, kısa vadede gerçekleştirebileceklerinden oluyorlar.

Küçük ve ulaşılabilir hedefler ile başlamak, sizi büyük hedefe ulaştırabilir.

Akıl Oyunları filmini izleyenler hatırlayacaklardır, bir barda 4 erkek ve 4 kız var. Bu kızlardan bir tanesi diğerlerinden daha güzel olunca, tabi 4 erkek birden ona doğru hamle yapmak ister. Bu sırada filmin esas oğlanı John Nash, 4 erkeğin birden aynı kızla takılmasının imkansız olacağını bu nedenle hepsinin bir kız seçmesi gerektiğini söyler. Böylece dördü birden yalnız kalmaktansa, dördü birden bir kız arkadaş sahibi olur. (Bknz: Oyun Kuramı)

Akıl oyunları filminde karakterler büyük bir hedef seçmektense, daha küçük fakat ulaşabilecekleri hedefleri seçiyorlar ve başarıya ulaşıyorlar.

Hedefiniz çok büyük işler yapmak olsa bile, yapabileceğiniz işlerden başlamak ve bunları başarılı bir şekilde yaparak bu büyük hedefler için adım atmış olursunuz. Kimse sadece bir fikir için milyon dolarlık yatırımlar yapmaz. Başlangıçta atacağınız adımlarla hem projenizi daha yakından tanımış olursunuz, hem de gerekli finansmanı yaratarak büyürsünüz. (Bknz: Adım adım milyon dolar) Projenize şayet yatırım arıyorsanız, gerçek rakamlarla yatırımcı karşısına çıkmanız daha iyi olacaktır. Bir çok projenin yatırımcıya ihtiyaç duymadan da yürüyebileceğini aklınızdan çıkarmayın. Kendi finansmanınızı oluşturabildiğiniz ve rekabet edebildiğiniz takdirde yatırımcıya ihtiyaç duymazsınız.

Karşılaştığım bir olayı anlatayım. 3 Yazılımcı ortalama 5.000TL maaş ile çalışıyorlar ve kendi işlerini kurmak için ayrılıyorlar. Hedefleri 1 yıl sonra para kazanmaya başlamak ve 100.000TL civarında yatırım arıyorlar. Bu 1 yıl içerisinde her hangi bir şekilde para kazanamayacaklar. Sektörün işinizi kurabilmek için mevcut işinizden ayrılın gazına gelerek ayrılan bu arkadaşlar sonrasında büyük sıkıntılar çekiyorlar. Oturup basit bir matematik ile (5.000×3 kişi x12 ay = 180.000TL) 180bin TL’yi 1 yılda kenara koyabiliyorlar. Bunun bir kısmını yaşamsal faaliyetleri için ayırsalar, kalanı ile kendilerine yatırım yapma şansları var. İlk 1 yıl yatırım aradıkları için projeyi de bir türlü hayata geçirememeleri de cabası.

Bin kilometrelik bir yolculuk, tek bir adımla başlar.
Çin atasözü

Posted in Girişimcilik | Etiketler , , , , , , , | bir yorum bırakın

Başarılı olmak veya başarılı gözükmek

Hepimizin çevresinde işini iyi yapan birileri vardır. En iyi helvayı halam yapar, en iyi traşı Nuri berber yapar gibi. Hayatımızda aslında alanında uzmanlaşmış bir çok kişi var. Çok basit işlerde bile uzmanlaşma çok önemlidir. Limonatanın içeriğinde su, şeker ve limon bulunmasına rağmen herkesin yaptığı limonata farklı olacaktır. Sadece 3 farklı değişkenin bulunduğu limonata için bile bu kadar farklılaşmanın sebebi o işte uzman olan kişilerdir. Yıllarca limonata yapan bir kişi ne kadar su koyacağını, ne kadar şeker koyacağını ve neyi ne zaman koyacağını çok iyi bilir. Bu nedenle başarılı bir şekilde her seferinde çok lezzetli limonatalar yapabilir.

Örneği özellikle limonata gibi değişkeni az bir şeyden vermek istedim. Olayı başka bir alanda uzmanlık olarak değerlendirdiğimiz zaman değişkenler çok fazla artacaktır. Uzmanlık günlerle, haftalarla değil yıllarla ölçülebilen bir olgu. Bu nedenle uzmanlaşmak istediğimiz konuyu iyi seçerek onun üzerinde sürekli olarak çalışmamız gerekiyor. Uzmanlaşmak bu nedenle oldukça zordur. Çünkü insanlar egoları yüzünden kendilerini uzman sanabilirler ve şans eseri elde edilmiş 1-2 başarıdan sonra bu yanılsamanın bedelini büyük facialarla ödeyebilirler.

Tanıdığım bazı insanlar bu şekilde kısa sürede servet elde edip daha sonrasında aynı hızla servetlerini kaybettiler. Bir kişi kendini uzman olarak gördükten sonra farklı bir ego bünyesinde oluşuyor. Başarısız olduğunu kabul etmesi bu nedenle oldukça zor oluyor. Bu durum da daha kötüye gitmesine neden olabiliyor. Genellikle bu başarısızlıklarını örtebilmek ve kendilerinin hala büyük olduğunu ispatlamak amacıyla sürekli kendileri hakkında haber çıkmasını sağlamak istiyorlar. Sahte yatırım haberleri, şişirilmiş satın almalar ve hatta sahte iş ilanlarıyla kendilerini büyük göstermeye çalışmaktadırlar.

Uzman olabilmek için çok çalışmak ve başarılı olmak gerekiyor. Uzmanlık tek bir seviyeden oluşmuyor. Alanında uzman bir kişinin kendisi için örnek aldığı ve o işin uzmanı olarak gördüğü başka birileri vardır. Bir alanda ne kadar çok uzmanlaşırsanız o kadar öğrenmeniz gereken şey olduğunu fark edersiniz. Bu nedenle sürekli olarak kendinizi geliştirmeniz gerekir. Aksi takdirde gelişmelere ayak uydurmakta zorlanırsınız. Uzmanlık blog, makale, haber yazarak değil o alanda çalışarak elde edilir.

Uzman olarak kimi dinlediğiniz çok önemlidir. Girişimcilik konusunda uzman zannettiğiniz kişi, girişimcilik alanında başarısız olduktan sonra sosyal medya uzmanı olmuş biri olabilir. Bir kişi eğer uzmansa önce kendisinin uygulamasını ve başarılı olmasını beklemelisiniz. Başarılı olduktan sonra başarılı olduğu konularda başkalarına ders verebilir.

Öncelikle şu soruyu kendinize sormalısınız:

Amacınız başarılı olmak mı? Başarılı gözükmek mi?

 

 

 

Posted in Girişimcilik | 8 Responses

Adım adım milyon dolar

Son bir kaç yılda onlarca girişimci ile tanıştım. Hepsinin ortak hedefi milyon dolarlar kazanıp, Türkiye’nin hatta Dünya’nın en iyisi olmayı hedefliyorlar. Bunlar hedeflemesi ve hayal etmesi oldukça güzel şeyler. Her şeyden önce her proje herkese hitap etmeyebilir. Belli bir kitleyi hedefleyen proje yaptığınız zaman, toplam hedefiniz hedef kitlenizin toplam potansiyeli kadardır. Hedef kitlenizin toplam hacmi 10 milyon dolar olduğu takdirde, sizin hedefinizin bunun tamamını elde etmek dahi olsa şirketinizin ulaşacağı maksimum değer 10 milyon dolar olacaktır. Bunun gerçek hayatta gerçekleşme imkanının çok az olduğunu da aklımızdan çıkarmamamız lazım.

Bugün başarılı projelere baktığımız zaman, genellikle girişimcilerinin o projelerden önce başka projelerde görev aldığını veya başka girişimlerinden sonra büyük başarıları yakaladığını görebiliyoruz. Başlangıçta daha ulaşılabilir hedefler ve projeler üreterek hayal ettiğiniz hedeflere ulaşmak daha kolay olacaktır. Şu anda çevremdeki insanları dinleyince hepsinin farklı farklı ihtiyaçları olduğunu görüyorum. İş fikri olan girişimcilere çözüm üretiyor olmak, bir çok girişimcinin üreteceği cironun ve kârın çok daha üzerine çıkmak demek olabilir.

Yeni bir iş kurmadan önce maliyetleri hesaplamak oldukça önemli, daha sonrasında nakit akışı sağlamak ve son olarak da doğru ekip ile başlamak. Bu konularla ilgili görüşlerimi daha önceki yazılarımda paylaşmıştım.

Özellikle nakit akışının düzgün sağlanması şirketin sürekliliği açısından oldukça önemli. Yaptığınız çalışmaların hızlı bir şekilde nakite dönmesi, yapacağınız gelecek planlarınızda önünüzü açacaktır. Yatırımcı hayali ile geçireceğiniz vakti, şirketin kasasına giren nakite harcamanız oldukça önemlidir. Para kazanmanın en kolay yolu ise insanların faydasına olan bir değer üretmektir.

Bu nedenle yapacağınız işlerde ulaşılabilir hedefler koyarak, sürekli hedef yükseltmenin çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.

Posted in Girişimcilik | 4 Responses

Alan Adının SEO’ya Etkisi

Aralık ayının sonunda indir.com ‘u açtık. Bir çok insanın merakla açılmasını beklediği bir adresti. Projeyi aktif ettikten yaklaşık 2.5 ay sonra Google arama sonuçlarında ilk sayfadaki yerini aldı. Alan adının SEO’da oldukça önemli bir etken olduğu bir çok kişi tarafından bilinen ama yine de üzerinde tartışmaların döndüğü bir konuydu. Aklında soru işareti bulunanlar için, sitelerin hızlı yükselişleri bu soru işaretlerini kaldırmaya yardımcı olacaktır.

Daha önce Seomoz’un konuyla ilgili yaptığı bir araştırmada (1). Tam eşleşen alan adlarının  arama sonuç sayfalarında (SERP) gelme oranı %27.47, tam eşleşen .com uzantılı alan adlarının SERP’te gelme oranı ise % 19.58. Bu rakamlar Bing arama motoru için 30.99 ve %21.65. Burada tam eşleşmeden kasıt tam olarak alan adının aranan kelime ile eşleşiyor olması. Alan adının arama kaydını içerdiği durumlarda istatistikler daha da artıyor. Seomoz’un araştırmasını ayrıntılı olarak inceleyerek daha net rakamları elde edebilirsiniz.

Google SEO konusunda sözcüsü diyebileceğimiz Matt Cutts‘ın PubCon konferansında yaptığı açıklamada (2) Google’ın tam eşleşen alan adlarını daha yukarılarda çıkardığını doğrulamış durumda. Tabi bu açıklamada Matt Cutts başka bir noktaya daha değiniyor. Tam olarak eşleşmeyi kullanan bir çok sitenin SPAM yapması durumun, örneğin satilik-kiralik-istanbul-emlak-fiyatlari.us gibi adresler alarak ana sitelerini yükseltmeye çalışan kişiler için Google’ın önlem alacağını belirtiyor.

Kolay Markalaştırılabilir

SEO ile ilgili makale yapan bir çok sitede markalaşabilecek alan adları ile jenerik alan adlarının karşılaştırması yapılır. Aslında gözden kaçan bir nokta jenerik isimlerin de hızlı bir şekilde markalaşabileceğidir. Akılda kalıcılık açısından jenerik isimler oldukça başarılıdır, yapacağınız her hangi bir reklam çalışmasının etkisi gözle görülür bir şekilde daha fazla olacaktır. Alan adı zaten kendini anlatacağı için, biz diğer anlatmak istediklerimizi reklamlarımızda sunabilme avantajı yakalarız.

Reklam Harcamalarında Kâr Etmek

Alan adı kolay hatırlanabilir ve yazılabilir olduğu zaman yaptığımız reklamların geri dönüşü çok daha iyi olacaktır. Bu nedenle geri dönüş iyi olacağı için aynı bütçeyle daha fazla reklam yapma şansı elde edebiliriz. Özellikle harf tekrarı olan veya hatırlanması zor olan alan adlarında ne kadar zorlandığımızı bir düşünelim. İçerisinde kaç r harfi vardı, şu şekilde mi bitiyordu yoksa bu şekilde mi diyerek bir çok farklı siteye giriş yapmak durumunda kalabiliyoruz.

Ziyaretçinin Güveni

Net olarak ispatlanmamış olsa bile Google’ın arama motoru sonuçlarında ki tıklamaları algoritmalarını geliştirmek amacıyla kullandığını tahmin ediyoruz. Aramalarda 3. sırada yer alan bir site 1 ve 2′ye tıklanmadan tıklanıyorsa sıralaması yükselecektir. Alan adının jenerik olması burada bir güven unsuru oluşturuyor. Ziyaretçinin satilik-kiralik-istanbul-emlak-fiyatlari.us gibi bir adres yerine kullanıcının 3. sırada olmasına rağmen istanbulemlak.com ‘u tıklaması daha muhtemeldir. Bu da istanbulemlak.com ‘un sıralamalarda daha kolay yükselmesini sağlayacaktır.

Emlak üzerinden gidersek en iyi alan adı emlak.com olacaktır. Daha sonrasında istanbulemlak.com ‘u alarak yatırım yapabiliriz. İkisine de bütçemiz yetmediği takdirde bize daha uygun olan ilçemizin adı + emlak.com şeklinde bir alan adı alabiliriz. Örneğin KadikoyEmlak.com Kadıköy’de ki bir emlakçı için daha uygun olacaktır.

Direkt Giriş

Arama motorlarının direk giriş alan sitelere daha fazla değer verdiğini biliyoruz. Bu sitenin takipçisi olduğunu gösterir. Jenerik isimlerin kendi alanlarına göre mutlaka direk girişleri vardır. Bir çok kullanıcı arama motoruna girmeden direk adres çubuğuna indir.com yazarak girmektedir. Bu da yarışa önde başlamak demek oluyor. Hali hazırda ziyaret alan bir siteyi büyütmek ve arama motorlarında yükselmesini sağlamak daha kolay olacaktır.

Site Açılmadan Bir Çok Link Alması

Alan adı iyi seçilmişse bir çok yerden link almış olması muhtemeldir. Benzeri alan adlarına verilecek olan linkler yanlışlıkla verilmiş olabilir, örnek olarak o isme link verilmiş olabilir. Örneğin ben yazının bir yerinde istanbulemlak.com ‘u örnek olarak verdim. Siteyle her hangi bir ilişkim olmamasına rağmen konuyu anlatmak için o şekilde bir isim seçebiliyorum. Halen arama motorları için siteye link veriliyor olması önem taşıdığı için sonuçlarda hızlı yükselmemize bununda katkısı olacaktır.

Sonuç olarak akılda kalıcı bir alan adı seçiyor olmak, yarışa önde başlamak ve bunu daha kolay sürdürebilmek demek.

Kaynakça :

  1. http://www.seomoz.org/blog/bing-vs-google-prominence-of-ranking-elements
  2. http://searchengineland.com/key-takeaways-from-googles-matt-cutts-talk-at-pubcon-55457
Posted in Seo | 11 Responses

Üniversite Öğrencisi Girişimcinin 10 Avantajı

Üniversite yıllarına iş hayatına atılmıştım, bunun avantajları ve dezavantajları oldu. Dezavantajları ve onları nasıl avantaja çevirebileceğinizden bahsedeceğim.

  1. İlişkiler (Network)
    Üniversite okurken arkadaş ağı kurmak için çaba sarfetmenize gerek yoktur. Arkadaşlarınızla geziyor olmanız, yeni insanlarla tanışabilmeniz için yeterlidir. Bu nedenle bol bol arkadaşlarınızla gezebilirsiniz. Üniversite bittikten sonra çevreniz ne kadar geniş olursa o kadar çok faydasını göreceksiniz. Burada yapacağınız çevre sayesinde, bir çok işi daha kolay çözebileceksiniz.
  2. Kulüpler
    Yeni insanlarla tanışmak için en uygun ortamlardan birisi öğrenci kulüpleri. İlgi alanınıza göre kulüplerde aktif görev almaya çalışın. Bu hem yöneticilik kabiliyetlerinizin, hem de insanlarla iletişiminizin güçlenmesine oldukça faydalı olur. Bunun dışında kulüp etkinlikleri sayesinde tanışmak istediğiniz insanları üniversiteye davet edebilirsiniz. Normalde toplantı için görüşmenizin zor olduğu kişilerle, bu sayede çok rahat bir şekilde tanışabilirsiniz.
  3. Bedava Danışmanlık
    Üniversitede ücretsiz olarak danışmanlık alabileceğiniz bir çok kişi olduğunu unutmayın. Oraya bilgi almak ve öğrenmek için gidiyorsunuz. Merak ettiğiniz konularda okulunuzda kimlerin uzman olduğunu veya bilgisinin olduğunu araştırıp. Uygun bir şekilde bu bilgileri öğrenmeye çalışın. Bir çok hocanızın şirketlere binlerce dolara verdiği danışmanlığı öğrenci olduğunuz için sizinle ücretsiz olarak paylaşabileceğini unutmayın.
  4. Seminer ve Paneller
    Üniversiteler öğrencilerin gelişimlerini sağlayabilmek amacıyla bolca seminer ve panel düzenlemektedir. Bu tarz etkinlikleri panolarda takip ederek katılmaya özen gösterin. Ufkunuzu açacak konuşmalara rast gelme şansınız oldukça yüksek.
  5. Ev geçindirme derdi yok (genellikle)
    Üniversite öğrencisiyken masraflarınız tahminlerinize göre oldukça azdır. Üniversiteyi bitirip evlenip, çocuk sahibi olduktan sonra aylık masraflarınız oldukça artacak. Bu nedenle üniversite yıllarında kazanacağınız paraları değerlendirebilmeniz oldukça iyi olur. Sevgiliniz olduğunda bile masraflarınızın arttığını düşünürseniz, evlendiğinizde ne kadar artacağını tahmin edebilirsiniz :)
  6. Hata yapma şansı
    Öğrenciyken insanların sizden tek beklentisi üniversiteyi bitirmenizdir. Bu nedenle yapacağınız işlerde hata yapma şansınız daha yüksektir. Çünkü yaptığınız her iş öğrencilik yanında yapmış olduğunuz ek iş olarak görülür. Bu nedenle daha cesur davranıp, daha hızlı adımlar atabilirsiniz. Projeniz başarılı olmadığı takdirde, yeni bir projeyi yapabilmek için hızlıca güç toplayabilirsiniz.
  7. Bedava iş gücü
    Üniversitede okurken bedava iş gücü kullanabilirsiniz. Tüm arkadaş çevrenizi projelerinizde gönüllü olarak çalışmaya ikna edebilirsiniz. Kimi sınırsız pizzaya, kimi 10 dakika masaja, kimiyse onun ödevini yapmanıza karşılık olarak sizin için çalışacaktır. Sadece arkadaşınız olduğu için çalışacak arkadaşlarınızda çıkabilir ama karşılığında bir şey ödediklerinizi tercih edin. Tekrar tekrar bir şey rica edebilirsiniz bu sayede ;)
  8. Şirket kurma zorunluluğu yoktur
    Üniversitede okurken illâ ki şirket kurmanız gerekmez. Mümkün olduğunca şirket kurmadan işlerinize devam edin. Fatura kesmeniz gereken durumlar olduğu takdirde yakınlarınızdan destek alın. Babanızın firmasının sözleşmesinde bir kaç değişiklik ile onun üzerinden fatura kesmeye başlayabilirsiniz. Benim babamın firmasının ismi XX Altın, Kuyumculuk, Bilgisayar ve İnternet hizmetleri olmasının sebebi üniversite yıllarında şirketimi kurmadan önce faturalarımı o firma üzerinden kesmemdi.
  9. Yarı zamanlı çalışma ve  staj avantajları
    Üniversiteyi bitirdikten sonra bir yerlerde ücretsiz olarak çalışmak isterseniz firmalara kabul ettirmeniz zor olabilir. Zira sizin firmaya bir maliyetiniz olacağı için bunu karşılamak istemeyecektir. Üniversite öğrencisiyken ücretsiz veya çok cûzi miktarlarda bir yerlerde çalışabilirsiniz. Özellikle yapmaya çalıştığınız iş ile alakalı bir firmada çalışıyor olmanız sizin için çok faydalı olacaktır.
  10. Bol Vakit
    Üniversite okurken kendinizi geliştirebilmek, etkinliklere katılabilmek için bol bol vaktiniz olduğunu unutmayın. Bu vakti değerlendirebilmek sizin elinizde. Girişime üniversite yıllarında başlıyor olmanız çok önemli değil fakat kendinizi bu yıllarda geliştiriyor olmanız oldukça önemli. Üniversite bittikten sonra vakit konusunda sıkıntı çekebilirsiniz.

Başlıkları kendime göre düzenledim, elbette istisna olan durumlar olabilir. Burada verdiğim genel bir örnek.

Posted in Girişimcilik | 6 Responses