Sonuçları görmek ve/veya aramayı sonlandırmak için "esc" tuşuna basın.

Yahoo: Bir başarı ve başarısızlık hikayesi

1997 yılında İnternet ile ilk tanıştığımda Yahoo demek İnternet demekti. Sitenin içerisinde olmayan hiçbir şey yoktu. Yahoo’nun olmadığı bir İnternet düşünemiyorduk. Günümüzde İnternet çok daha yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen 25 yaşının altındaki çoğu kişi için Yahoo ismi pek bir anlam ifade etmiyor. Yahoo’nun büyümesini hatta devleşmesini izledim. Daha sonra ise yavaşça çöküşüne şahit oldum. O eski halinden eser yok şimdi. Yaklaşık 25 yıldır bildiğim bir şirketle alakalı gördüğüm noktalara ve bu şirketin hikayesinden çıkardığım derslere değineceğim.

Yahoo’nun tarihçesi

Yahoo, 1994 yılında Jerry Yang ve David Filo tarafından kuruldu. Yahoo’da Google gibi Standford Üniversitesi’nde kuruldu. Elektrik mühendisliği öğrencilerinin kurduğu sayfanın ilk ismi “Jerry and David’s Guide to the World Wide Web” idi. Site aralık 1994’de 1 milyon ziyaretçiye ulaştı. Daha sonra ismini Yahoo olarak değiştirdiler fakat başka bir marka bu ismi kullandığı için sonuna ! eklediler. 1995 yılında site yahoo.com olarak hayatına devam etti. 1996 yılında ise halka açıldı. Hikayenin bundan sonrasını madde madde ele almaya çalışacağım.

Geocities satın alması

GeocitiesDoksanlı yılların sonlarında İnternet’te ben de bir şeyler yapmalıyım diyen insanların ilk uğradıkları adreslerden biri Geocities’di. Oradan hızlı bir şekilde kendi sitenizi oluşturabiliyordunuz. 10 dakika içerisinde internette kendinize ait bir sayfa oluşturabilmek o zaman için mucize gibi bir şeydi. Yahoo, 1999’da Geocities.com ‘u satın aldı. Geocities’i daha net kavrayabilmek için blogger.com veya wordpress.com benzeri bir yapı hayal edebilirsiniz. Proje zaten oldukça popülerdi, Yahoo satın aldıktan sonra daha da popüler oldu. Fakat Yahoo süreci daha sonrasında yönetemedi, proje önce küçüldü, sonra ortadan kayboldu. (Geocities neymiş diye incelemek isterseniz zahmet etmeyin çünkü mahkeme kararı ile ülkemizde kapatılmış durumda.)

2000 yılı ve .com zirvesi

2000 yılında İnternet’e karşı tüm firmaların ilgisi artmıştı. Dünyadaki tüm büyük firmalar İnternet’e yatırım yapıyordu. Önünü arkasını düşünmeden yapılan yatırımlardan bahsediyorum. Milyonlar milyarlar havada uçuşuyordu. Fakat henüz öyle bir pazar oluşmamıştı. Yahoo o dönemde zaten en büyük olduğu ve halka açık olduğu için zirve noktasına ulaştı. Bir hissesi 500$~’dan işlem gördü. Yahoo bu dönemde zirvenin keyfini sürdü, ama bu aslında çöküşünde başlangıcı oldu.

Google ve Yahoo

Google, 1998 yılında üniversitede geliştirdikleri PageRank algoritmasını 1 milyon dolara Yahoo’ya satmaya çalıştı, fakat Yahoo bunu kabul etmedi. Yahoo, o dönemde en büyük arama motoruydu, fakat kendisini arama motoru olarak değil, “PORTAL” olarak tanımlıyordu. Portal, içerisinde farklı farklı bölümlerin olduğu büyük bir yapıydı. Yahoo, arama motorunun portal içerisinde herhangi bir bölüm olduğunu düşünmüş olacak ki bu konuda Google ile bir anlaşma yaptı. Dünya’nın o dönemde en büyük arama motoru olan Yahoo, arama motoru hizmeti olarak Google’ı kullanmaya başladı. Bu ayağına sıktığı en büyük kurşun oldu. 2000 yılında yapılan bu anlaşmayla birlikte Google ismini birçok kişi ilk defa duydu. Önce Yahoo üzerinden kullanmaya başladılar, daha sonra daha sade bir arayüze sahip olan Google üzerinden arama yapmaya başladılar. Bu Google için büyük bir başarı oldu, daha sonra Yahoo bu hatasından vazgeçip kendi devam etti, ama artık çok geçti. Bu zaman zarfında Google’ın büyümesine büyük bir ivme katmış oldu.

2001 ve .com balonu

2001 yılında sadece Yahoo değil, birçok İnternet sitesi için kara bir yıl oldu. Arka arkaya açılan İnternet siteleri milyonlarca, milyarlarca dolar yatırım alıp bu yıl içerisinde batmaya başladılar. Yahoo’da bu düşüşten payını aldı ve hisse değerleri 8$ seviyesine kadar indi.

Yahoo’nun arama motoruna ilgisi

Benim de o yıllarda yüksek trafiğe sahip bir web sitem vardı ve para kazanmak için kırk takla atıyorduk. O dönemde GoTo.com isminde bir sistem çıktı. Temelde Google Ads mantığı ile çalışıyordu, arama yapıyordunuz ve üstte reklamlar çıkıyordu. Sitenize arama kutusu ekleyerek bu reklamlara tıklandığı zaman para kazanabiliyordunuz. Google Ads ve Google Adsense’in muhteşem bir bileşimiydi. Arama reklamlarında da açık arttırma mantığını kullanıyordu. O dönemde henüz Google bu tarz reklamlar yayınlamıyordu. Daha sonra GoTo.com ismini Overture olarak değiştirdi. Overture o dönem yine büyük arama motorlarından birisi olan Altavista.com‘u 140 milyon dolara satın aldı. Overture, satın almasına Fast Search ve AlltheWeb.com ‘un olduğu grubu 100 milyon dolara satın aldı. Overture’un bu gidişine Yahoo sessiz kalamazdı ve 2003 yılında 1.63 milyar dolara satın aldı. Yahoo bu dönemde o zaman güzel bir altyapısı olan Inktomi firmasını da 235 milyon dolara satın aldı. Bu gelişmelerden sonra ise 2004 yılında Google ile arama motoru özelindeki anlaşmasını sona erdirdi. Overture’un Google Ads (Adwords) ile patent konusunda davalık olduğunu eklemekte fayda var. [*]

Flickr satın alması

flickrYıl 2005’e geldiğinde artık yavaş yavaş Web 2.0 diye adlandırılan, kullanıcıların içerik ürettiği sistemler yaygınlaşmaya başlamıştı. Flickr da bu dönemin parlayan yıldızlarından bir tanesiydi. Kanadalı bir firmanın geliştirdiği bu proje ile kullanıcılar fotoğraf yükleyebiliyor, diğerlerine yorum yazabiliyorlardı. Tarz ve tasarım olarak zamanın da oldukça ötesindeydi. Yahoo, hızlı davrandı ve Flickr’ı yaklaşık 25 milyon dolara satın aldı. Flickr, bir dönem bağımsız olarak büyümesine devam etti. 2011 yılında 6 milyar fotoğraf ve 2013 yılında 87 milyon kayıtlı kullanıcı vardı. Yahoo bu işte çuvalladı ve Flickr’ı işletemedi. Daha sonra SmugMug isminde bir firma Flickr’ı satın aldı.

Microsoft’un 44.6 milyar dolarlık teklifi

Yahoo için işler her ne kadar süper gitmese bile birçok servisi hala yoğun bir şekilde kullanılıyordu ve ellerinde çok ciddi bir kullanıcı tabanı vardı. Microsoft, bu dönemde Yahoo’yu satın almak istedi ve 44.6 milyar dolarlık hatırı sayılır bir teklifte bulundu. Yahoo bu teklifleri geri çevirdi. Daha sonra Microsoft daha düşük bir teklifle tekrar satın almak istedi, ama yine satın alma girişimi başarısız oldu.

Marissa Mayer Dönemi

Marissa Mayer, Standford mezunu ve çalışma hayatına 1999 yılında Google’da başlıyor. Google’ın ilk kadın mühendisi ve 20. çalışanı. 2010 yılında yerel hizmetler başkan yardımcılığı görevine getirildi. 2012’de ise dünyanın en büyük perakende mağazalar zinciri Wal-Mart’ın yönetim kuruluna seçildi. Yine aynı yıl Google’dan istifa etti ve Yahoo’nun CEO’su oldu. CEO olduktan birkaç saat sonra hamile olduğunu açıklaması ile gündemde ayrıca yer etmeyi başardı. Aslında Mayer dönemi Yahoo için oldukça hareketli geçti. Onun gelmesiyle şirkete yeni bir heyecan geldi. Geldikten kısa bir süre sonra 1.1 milyar dolara Tumblr’ı aldıklarını açıkladılar. Tumblr, dönemin en başarılı paylaşım platformlarından biriydi. Herkes Yahoo’nun burayı bitireceğini düşündü ama alırken buraya müdahale etmeyeceklerini ve sadece destekleyeceklerini söylediler. Tabiki süreç yine bu şekilde gelişmedi. Mayer, mobil konusunda da adımlar atmaya çalıştı, birçok yenilik yaptı. Nefesi Yahoo’yu kurtarmaya yetmedi.

Verizon’un Yahoo’yu satın alması

2017’de Yahoo çeşitli denemelerin sonunda devam edemedi ve Verizon 4.8 milyar dolara satın aldı. Verizon 2015 yılında yine bir zamanların internet devi AOL’u 4.4 milyar dolara satın almıştı. Yakın zamanda ise Verizon tabiri caizse AOL ve Yahoo’yu 5 milyar dolara zararına elden çıkararak Apollo Group’a 5 milyar dolara sattı. AOL ve Yahoo ile birlikte aslında birçok medya kuruluşu (Buzzfeed, Huffpost, Yahoo Sports, TechCrunch ve Engadget) Apollo Group bünyesine geçmiş oldu.

Yahoo ve zamanın ötesinde işler

Yahoo aslında zamanın ötesinde işleri satın aldı veya kendi içerisinde yaptı. İşleri uzun uzun anlatmak yerine yaptıkları işlerin şu anki muadillerini yanlarına yazacağım.

  • Yahoo Briefcase – Dropbox, Google Drive
  • Yahoo Music – Spotify, Pandora, Youtube Music
  • Broadcast.com – Youtube
  • Geocities – WordPress
  • Flickr – Instagram
  • Tumblr – Ghost, Medium
  • Yahoo Mail – Gmail, Hotmail
  • Yahoo Game – Yüzlerce oyunun online oynayabildiği bir platform, şu anda halen bir benzeri yok 🙂
  • Bunlar dışında finans, haber, hava durumu, alışveriş, spor gibi konularda ciddi bir kaynak.

Yahoo nerelerde hata yaptı?

Yahoo, İnternet’in ilk yıllarında büyük ihtiyaç olan tüm konulara tek bir yerden ulaşılabilen PORTAL mantığına çok takılı kaldı. Bu tüm sistemin çok büyük ve hantal bir yapıya dönüşmesine sebep oldu. Baktığımız zaman çok başarılı projeleri satın aldılar ve mevcutta birçok başarılı işleri vardı. Bu hantal yapısı yüzünden projeleri gerekli dönüşümü sağlayamadı. Yahoo’nun oyun bölümü, başlı başına bir oyun portalıydı. İçerisindeki her oyun için farklı dinamikler vardı, şayet bunları mobile adapte edebilmiş olsalardı bugün karşımızda bambaşka bir şirket olurdu. Bir ara CEO olan Marissa Mayer bu konuda çaba sarf etse de tren kaçmıştı bir kere. Projeleri alırken önemli olan tek şeyin proje değil aynı zamanda ekip olduğu konusunu atladılar. Projeyi sahiplenen ekipler, farklı firmalara geçiş yaparken projelerde o konularda uzman olmayan kişilerin eline kaldı. Satın alınan tüm projeler aslında başarılıydı, ama yönetim zafiyetleri yüzünden, projeleri aynı seviyede yürütmeyi başaramadılar. O projeler bağımsız ilerleyebilseydi, şu anda her biri çok daha iyi yerde olabilirdi. Doğru zamanda Google’ı satın almayı öngöremediler ve yaptıkları işi küçümseyip en büyük iş kalemlerini Google’a altın tepside ikram ettiler. Tüm bu süreçler ilerlerken hacklenme ve şirket hissedarlarının baskıları gibi başka baskı unsurları devreye girince Yahoo için son kaçınılmaz oldu. İnternet tarihinin en büyük başarı ve en büyük başarısızlık hikayelerinden birinden bahsediyoruz, ama Yahoo halen batmış değil. Sadece kurulduğu ve bir zamanlarda zirveye çıktı 50 milyar dolarlık şirket olma durumundan çok uzak.

Kaynakça

Yorumlar

Yorum yap