Sincity İzleme Gayreti
Hayatımda ilk defa bir filmi izlemek benim için zor oldu. Afişini gördüğüm zaman filmi merak etmiştim, bu film gelince mutlaka gitmeliyim diye düşündüm. Bu hiç de düşündüğüm kadar kolay olmayacaktı. Afişi bir arkadaşım ile birlikte gördük, birlikte gideriz diye konuştuk. O benden önce gitme fırsatı buldu. Daha sonra 1-2 arkadaşım ile daha gidelim diye konuştuk ama hep bir aksilik oldu ve son anda filme gidemedik. Sinemada izleyemeyeceğimi anlayınca gidip CD’sini aldım. Artık filmi izleyebilirdim, heyecanla eve geldim. Eve girdiğimde hoş bir süpriz beni bekliyordu, elektrik faturasını ödemeyi unuttuğum için elektrikler kesikti, sabah ilk iş olarak faturayı yatırdım. Akşama elektrik gelmiştir nasıl olsa diye gittiğimde, elektrik idaresinin azizliğine uğradığımı anladım ve o günde elektrikler gelmedi. Bir gün sonra artık hiçbir engel kalmamıştı, eve geldim CD’yi taktım izlemeye başladım, film gayet güzel gidiyordu, derken bir hata mesajı “CD sürücü bulunamadı”. Bilgisayarım kafayı yemişti, filmin 18. dakikasında bilgisayar CD sürücüyü görmüyordu, ne yaptıysam da hayata döndüremedim CD sürücüyü. Filmi bu bilgisayarda izleyemeyeceğimi anlamıştım artık. Filmi yanıma alarak iş yerine gittim, işler bittikten sonra izlerim diye. O gün akşam üzeri arkadaşım geldiği için izleyemedim, 1 gün sonra şirkette kimse kalmadığı ve işlerin bittiği zaman izleme fırsatı buldum. Film beklediğimden de sürükleyici gidiyordu. İlk cd nefes alıncaya kadar bitmişti, ikinci CD’yi taktım, o da ne CD’nin içerisi boş. Aldığım yere götürdüm, denediler çalışıyor. “- abi bazıları böyle oluyor, bilgisayarda çalışmıyor.” dedi ve film maceram artık bitti düşünmeye başlamıştım.
Tüm bunları anlattığımda bir arkadaşım* hem filmi merak etmişti, hem de biraz bana acıdığı için halen vizyonda olduğu sinemalara bakıp gitmeye karar vermiştik, cumartesi günü gece seansları olur ümidiyle baktık ama yoktu. Pazar günü gideriz diyerek pek kafaya takmadık, akşam saatlerine doğru telefon çaldı, heyecanlanmıştım. Sonunda filmi izlemeye gidebilecektik. Burak arıyordu, ailecek Sarıyer’e balık yemeye gittiklerini, dönüşte aşırı trafik olduğunu ve yetişemeyeceğini söyledi. Yine bir gün sonraya kalmıştı film. Pazartesi 21.45 seansına gitmeye karar verdik. 20.30 gibi buluşur, yemeğimizi de birlikte yeriz diye düşündük. Ben işyerinden çıkmak için hazırlık yapıyordum, bu sırada ufak aksilikler olduğu için çıkmakta geciktim. Burak aşağıda beklerken polis gelmiş, ehliyet ve ruhsatını almıştı. Beklediği için bir de ceza yazmıştı. Film acaba lanetli mi diye düşünmeye başlamıştım, neyse ki ızdırap bitiyordu yola çıktık. Fakat acayip bir trafik bizi bekliyordu, resmen sürünerek yol alıyorduk. Derken yolun bitmesine çok az kala vaktimizde dolmaya başlamıştı 21.30,21.40 derken 21.45 oldu, filme giremeyeceğimizi anlamış geri dönmeye karar vermiştik ki. Aklıma filmden önce dakikalarca işkence gibi reklam izlettikleri aklıma geldi, ilk defa bu işimize yarayabilirdi. Fikir mantıklı geldi, son sürat sinema salonuna gittik. Koşarak merdivenleri tırmandık. Görevli artık kapatıyordu ve son işlemlerini yapıyordu. Sin huhu City huhu yer huh varmı? (huhu = soluma efekti:)) diye sorabildim, bir yere film başladımı gibi birşeyler sordu telefonla ve bileti alıp filme girmeyi başardık.
Filmin ilk yarısına kadar olan yerlerini izlemiştim ama sinemada izlemek ayrı bir keyif verdi. Çizgiroman tadı olan muhteşem bir filmdi, sürükleyiciliğini baştan sona hiç kaybetmedi. Film siyah beyaz olarak anlatılıyordu, bazı yerlerde kırmızı dudaklar, masmavi veya yemyeşil gözler, yeşil, mavi arabalar, kıpkırmızı kan görüntüleri ile renklendirilmişti. Filmde abartılı dövüş ve kavga sahneleri muhteşemdi. Araya giren sadece saf siyah ve beyazın olduğu çizgifilm tadındaki sahnelerde çok güzeldi. Filmde yeni bir tarz yakalanmış, kesinlikle arşivlik bir film. Çektiğimiz tüm eziyetlere değdi.
Filmin resmi sitesi http://video.movies.go.com/sincity/
4 Yorum
Yorumlar RSS TrackBack Identifier URI
Yorum yaz

Teşekkür ederim. Film gerçekten çok güzeldi. Tarantino misafir yönetmenliği sevgi, misafir olduğu filmler bu yılın en güzel filmleriydi.
sabrınız ve azminiz takdire şayan… ama sizin de belirttiğiniz gibi, bu film için değer… bana göre bu yılın en iyi bir kaç filminden biri
sabaha karşı izlemiştim bu filmi. kesinlikle son dönem izlediğim en iyi filmlerden. ayrıca birçok yerde en iyi çizgiroman uyarlaması olarak ta lanse edilmekte. çizgi romanını okumadığım için bilemeyeceğim ama ne olursa olsun iyi bir film. (ama benim oskarımı alamaz, senaryo üzerinde biraz daha çalışmaları gerekirdi
)
evet senaryo konusunda eksikleri olabilir. fakat oldukça güzel bir filmdi, özellikle yaz sezonu filmleri içerisinde açık ara önde giden bir film