İnternetten nasıl para kazanılır?

1998 yılında internet üzerinden para kazanabileceğimi söylediğimde bir türlü babamı inandıramamıştım. 1999′da ilk olarak eline yurt dışından 12$’lık çek geldiğinde inandı. Sanırım eliyle dokunup görmesi lazımdı. Gerçi bu çeki bozdurmak için banka bizden 20$ masraf istediği için bozduramamıştık ama artık internet üzerinden ilk paramı kazanmıştım.

Bir çok kişinin bildiği bilgiler bile olsa en çok aldığım sorulardan bir tanesi “internetten nasıl para kazanılır?”. Bu sorulara dilimin döndüğünce yanıt vermeye çalışıyorum. Fakat o kadar farklı ve fazla metod var ki bunları bir yazı da toplayarak ve tecrübelerimi de içerisine katarak anlatmanın daha faydalı olacağını düşündüm.

Web sitesini oluştururken bunlardan birini veya bir kaç tanesini kullanarak gelir modelinizi belirleyebilirsiniz. Başlangıçta bunlar için bir planınız olursa ileride daha rahat hareket edebilirsiniz. Unuttuğum konuları hatırlatırsanız daha sonrasında yazıya ekleyebilirim.

Yazı biraz uzun oldu, fakat parçalara ayırmak istemedim. Birisi sorduğu zaman tek link paylaşmak çok daha kolay olacak. Para kazanmak isteyen kişinin de sıkılmadan bu yazıyı okuyacağını ümit ediyorum.

Reklamlar
En sık başvurulan kazanç modellerinden bir tanesi. Reklam için elimizde bir çok seçenek mevcut. Bunların hem ingilizce hem türkçe isimlerini yazmaya çalıştım. Böylece araştırırken daha rahat araştırabilirsiniz.

  • Tıklama Bazlı Reklamlar (CPC)
    Sitenize yerleştirdiğiniz reklamlar tıklandığı zaman para kazandığınız reklam modelidir. Ülkemizde genel olarak bu reklam modeli kullanılır. En çok kullanılan ise Google Adsense‘dir. Benim de bir çok sitemde kullandığım bir model. Özellikle Adsense kullanmanın en büyük avantajı her şeyin otomatik bir şekilde web sitesi üzerinden yürümesidir. İçeriğinizi algılayarak içeriğinize uygun reklamı gösterir, böylece giren ziyaretçi alakalı reklam göreceği için tıklamalar da yüksek olacaktır. Bunun dışında ülkemizde bu modelde hizmet veren adhood, reklamstore ve adnet gibi firmalar da bulunmaktadır.
  • Gösterim Bazlı Reklamlar (CPM)
    Ziyaretçilerin reklam gördüğü zaman para kazanacağınız reklam modelidir. 1.000 gösterim 1 CPM’e eşittir, rakamlar büyük olduğu için bu şekilde bir yol ile daha küçük rakamlarla işlem yapılabilir. Bu reklam modelinde çalışabilmek için yüksek ziyaretçi bir sitenizin veya tek bir konu da hizmet veren bir sitenizin olması gerekir. Yoksa reklam almanız oldukça zor olacaktır. CPM bazlı reklamlar genelde ajanslar üzerinden dönmektedir. Çok yüksek ziyaretçi rakamlarına ulaşamadıysanız ajanslarla genelde görüşmeleriniz başarısız geçer. Her ne kadar Türk internetini büyütmeyi düşündüklerini söyleseler de küçük çapta sitelerle çalışmayı pek istemezler. Bu onlar için zaman ve emek kaybı olur. Bu nedenle sitenizin yüksek ziyaretçilere ulaştırmak sizin için önem arz eder. Tabii ki sadece yüksek ziyaretçili siteler gösterim bazlı reklam almazlar, eğer bir konuda uzmanlaşmış bir siteyseniz veya belirli bir kitleye ulaşabilmişseniz yine reklam alabilirsiniz. Bu konuda reklamz veya netbook media gibi firmalar mevcut.
  • Aksiyon Bazlı Reklam (CPA, CPS, CPL)
    Siteniz üzerinden başka bir siteye gittikten sonra kullanıcının üye olması, ürün satın alması, program indirmesi veya belirlenen bir işlemi yapması durumunda gelir getiren reklam modelidir. Bu model iyi kurgulanırsa oldukça iyi gelirler kazandırabilmektedir. Ülkemizde Gelir Ortakları, Reklam Action ve piyasaya yeni giren Zanox gibi firmalar mevcuttur.
  • Advertorial
    Reklam haber olarak nitelendirebileceğimiz, sitenize reklamı haber veya içerik olarak yerleştirilen gelir modelidir. Özellikle haber siteleri ve bloglar için oldukça uygundur. Reklam veren açısından da oldukça faydalıdır, içerik her zaman için reklamdan daha çok okunmaktadır.
  • Sponsorluk
    Sitenizin konusuyla alakalı olabilecek firmalardan sponsorluk alarak gelir oluşturma. Özellikle tek bir konuda siteniz varsa veya sitenizde ki alt konuların ziyaretçi rakamları da yüksekse güzel bir gelir kaynağı olabilmektedir. Örneğin sitede ki sağlık bölümü için bir özel hastanenin sponsor olması gibi. Bu sizin mevcut reklam alanlarınızı korumaya yaradığı gibi toplu olarak yüksek gelir elde edebilirsiniz.
  • Sabit Reklam
    Sitenize herhangi bir tıklama veya gösterim gözetmeksizin haftalık, aylık gibi periyotlarda sabit fiyatlı reklam almak üzerine kurulu. Eğer yüksek ziyaretçiniz yoksa veya reklam veren sabit reklam vermek istiyorsa bu seçenek sizin için uygun olabilir.
Satış
  • Ürün Satışı
    İnternet siteniz üzerinden herhangi bir ürünü satış üzerine kurulu gelir modeli. Aslında yüzyıllardır süregelen ticaretin evrim geçirerek eticaret olmuş hali. Eticaret’i düşünürken oldukça temkinli hareket etmek gerekiyor. Çünkü internetten yapılan ticaret ile normal ticaret arasında yatırım anlamında büyük bir fark yok. Bunu yapabilmek için iyi bir alt yapıya, nakit paraya, depoya ve başka bir çok şeye ihtiyacınız olabilir. Bu konuda bir çok yazı bulunan eticaretmag‘i takip etmenizi öneririm. Alt yapı için ise hemen al, kobi master, idea soft gibi sistemler mevcut. Bunun dışında açık kaynak kodlu open cart, magento ve oscommerce gibi ücretsiz yazılımlar da var.
  • Hizmet Satışı
    Ülkemizde pek tercih edilmeyen bir metod olsa da kazançlı bir model. Ürün satışının zorluklarının bir çoğu hizmet satışında bulunmamakta. Kargolama, depo, stok gibi maliyetleri yoktur. Fakat hizmet satışında hizmetinizin çok iyi olması ve fiyatının çok iyi belirlenmiş olması gerekiyor.
  • Aracılık/Komisyon
    Bir platform oluşturarak alan ve satan kişileri bir araya getirebilirsiniz. Burada yapılan işlemler üzerinden de belirli bir oranda komisyon alarak gelir elde edebilirsiniz. Bunun dışında satan kişilerde giriş parası alarak da gelir elde edebilmeniz mümkün. Gittigidiyorsahibinden ve yemeksepeti gibi siteler buna en güzel örneği oluşturuyor.
  • Açık artırma
    Ürün veya hizmet satışının düşük bir ücretle başlayıp yükselerek satılmasıyla elde edilen gelir modelidir. Çok talep olan ürünler bu şekilde satılabilir. Dünya da ebay bu konuda oldukça başarılıdır.
  • Üyelik
    Sitenizde verdiğiniz hizmet karşılığında bir ücret talep edebilirsiniz. Bunun ismine premium üyelik, altın üyelik gibi çeşitli isimler bulabilmek mümkün. Eğer verdiğiniz hizmetler kaliteliyse ve para vermeye değecek hizmetlerse bu yöntemi kullanabilirsiniz. Türkiye’de genellikle arkadaşlık siteleri bu yöntemle para kazanmaktalar. Ben de hangiuniversite.com‘da bu şekilde bir model oluşturmuştum.

Veri Pazarlama ve İzinli Reklam

  • Mail ve SMS
    Ziyaretçilerden izin alarak onlara mail ve sms gönderebilirsiniz. Özellikle ziyaretçilerinizi gruplayabiliyorsanız bu model sizin için oldukça karlı olabilir. Örneğin İstanbul’da yaşayan, çalışan ve geliri 2.500TL üzerinde olan bayanlara sms gönderebiliyorsanız her sms için hatırı sayılır miktarda para alabilirsiniz.
  • İstatistikler ve Veriler
    Sitenizde oluşan veriler ve istatistikler başka firmalar için önem arz edebilir. Bir çok firma görünen gelir modellerinin dışında bu yöntem ile para kazanabilmektedir. İstatistikler yeni bir planlama yaparken firmalar için oldukça önemli olacağından dolayı güzel pazarlanabilir ürünler çıkartabilirsiniz.
Danışmanlık
  • Sosyal Medya
    Sosyal Medya özellikle facebook ve twitter’ın hızla gelişmesiyle birlikte firmaların göz ardı edemeyeceği bir hale geldi. Bu konuda uzman olmayan firmalar bu konularda danışmanlık ve hizmetler almaktalar. Günümüzün en popüler alanlarından biri. Siz de bu konuda  kendinizi geliştirerek para kazanabilirsiniz.
  • Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)
    Bir çok sitenin %80 ziyaretçisinin arama motorlarından geldiğini düşününce firmalar için ne kadar önemli olduğunu anlamak çok zor olmaz. Bu konuda firmaların üst sıralarda yer almak gibi bir ihtiyaçları var. Bu ihtiyaçları karşılayabilecek kişiler güzel paralar kazanabiliyorlar. Her geçen gün değişen bu sektörü sürekli takip etmek ve öğrendiklerinizi uygulamak gerekiyor. Oldukça zor ve rekabetin olduğu bu alanda da güzel gelirler elde edilebilir.
  • Veri Analizleri
    Ülkemizde kıymeti çok fazla bilinmese de oldukça önemli bir alan. Firmalar sitelerinin analizleri hem düzgün tutma konusunda hem de bunları analiz etme konusunda oldukça yetersizler. Bu konuda hizmet verecek firmalar ve kişilere ihtiyaç var.
Kullanılan Kısaltmaların açıklamaları
  • CPC: Cost Per Click – Tıklama Bazında Maliyet
  • CPM: Cost Per Mille – Bin Gösterim Bazında Maliyet
  • CPA: Cost Per Activity – Aktivite Bazında Maliyet
  • CPS: Cost Per Sale – Satış Bazında Maliyet
  • CPL: Cost Per Lead – Üyelik Bazında Maliyet
Posted in Girişimcilik | 15 Comments

Başarısız Proje Yapmanın Yolları

Hatalarımla alakalı “yaptığım genel hatalar” başlıklı bir yazı yazdım. Gelen yorumlardan anladığım kadarıyla bir çok girişimci benzer hataları yapmış. Bunlarda bir kısmı şu anda başarılı işler yapan insanlar. Ben de başarısızlık için anahtar bir liste hazırladım, bunlardan bir kaçını veya hepsini yaparsanız başarısızlık kaçınılmaz olacaktır.

Başarısız proje yapmanın yolları :

  1. Çevrenizdekileri umursamayın, onların nasıl olsa İnternet ile alakaları yok. Onlar hedef kitleniz değil. Onların inanması sizin için bir değer ifade etmeyecek. Zaten kendi motivasyonunuz yeteceği için çevrenizdeki bilmeyen insanların projenize inanmasına ihtiyacınız yok. İnternet’te sizin sizin projenize inanan onlarca insan var.
  2. “Bu iş tutar mı?” diye düşünmeyin. Bugüne kadar yapılan üzerine uğraşılmış hangi proje tutmamış ki, sizin projenizde mutlaka tutar. Sonuçta siz rakiplerinizin hepsinden daha iyi bir site yapacaksınız.
  3. Projeyi en mükemmel haline getirmeden açmayın. Projeniz o kadar mükemmel olmalı ki tüm rakiplerinizden daha iyi olduğunuzu herkes görmeli. Rakiplerinizde olmayan özellikleri de eklemeden açmayın.
  4. Sakın benzeri olan bir proje yapmayın. Projenizin bir eşi benzeri daha olmamalı. Eğer sitenize az benzer başka bir site bile varsa başka bir proje düşünün. Yoksa sosyal medya da adınız “kloncu” ‘ya çıkar.
  5. Rakiplerinizi önemsemeyin. Proje için herhangi bir rakibiniz varsa boş verin. Zira onlar artık hantallaşmış yapılar, siz onların göremediği bir çok şeyi tek başınıza çok daha rahat görebilirsiniz.
  6. Maliyetlerinizi hesaplamayın. Nasıl olsa kıyıda köşede paranız var, kendinize bir maaş da almazsınız, bir süre de evden çalışırsanız fazla bir maliyetiniz olmaz. Proje kazanmaya başladıktan sonra da kazandıkça sizde para almaya başlarsınız. Çok sıkışırsanız eşten dosttan para bularak projeyi devam ettirirsiniz.
  7. Projeniz için planlar yapmayın. Ölümlü dünya yarına çıkacağımız garanti değil. 3 aylık, 6 aylık, 1 yıllık planlarla niye vakit kaybedeceksiniz. Bunun yerine projenize odaklanın. Proje başarılı olduktan sonra plan yapacak bol bol vaktiniz olur.
  8. Girişimcilik kolaydır. Size söylenenlere inanmayın. Başarısız olan insanlar sizinde başarılı olmanızı istemedikleri için motivasyonunuzu kırmaya çalışacaklardır. Akıllı, zeki ve çalışkan birinin başarısız olması için önünde neden bir engel bulunsun ki?
  9. Fazla düşünmeyin. Çağımız uzay çağı, her şey hızlı ilerliyor. Oturup düşünmek için fazla vakit harcamayın. Proje zaten kafanızın içinde tüm ayrıntılarıyla var. Bir an önce yapmaya başlayın, başkaları yapmadan önce siz yapmalısınız.
  10. En iyiyi sen biliyorsun. Bunu aklından çıkarma. Herkes bir şeyler bildiğini düşünür ama kimse senden daha iyi bilmiyordur. Bilseler kendileri başarılı olurlardı. Ticareti bu kadar bilen adamın cebinde kaç milyonu var ki?
  11. Eleştirilere aldırma. İyi ve kötü onlarca eleştiri alacaksın. Bunları kim yaparsa yapsın umursama. Üzerinde düşünme. Meyve veren ağaç taşlanır, seni de taşlayacaklar.
  12. Parayı düşünme. Projenin başarılı olması ve herkese faydalı olması senin için daha önemli. Parayı düşünmene gerek yok. Bir değer ürettiğin zaman nasıl olsa para arkasından gelecektir.
  13. Tek projeye odaklanma. Sen onlarca projeyi aynı anda kotarabilecek birisin. Niçin bir projeye kendini veresin? Hem farklı sektörlerden projeler yaparsan riski de dağıtmış olursun. Herkes onlarca projeyi yapamıyorsa bu onların iş bilmezliği. İyi plan yaparsan 30 projeyi bile tek başına yapabilirsin.
  14. Cesur ol. Nasıl olsa kaybedecek fazla bir şeyin yok. Projelerine inanıyorsan yürü, kim tutar seni? Başarısız olursan yeniden başlarsın, nasıl olsa bu iş için bir para ayırmıyorsun.
  15. İnternet sitesi açıyorsan önce ziyaretçi sayısını düşün. Gelir nasıl olsa ayarlanır. Senin sitene reklam vermeyecekler de kime verecekler. Binlerce insanı sitene toplarsan reklam alamasan bile bir şeyler satar yine kazanırsın.
  16. Bol bol çevre (network) yap. Tüm toplantılara katıl, her yerde bulun. Başarılı olduğun zaman oralarda sen konuşmacı olacaksın. Tanışabildiğin herkesle tanış, ileride mutlaka işine yararlar. Bu senin projen için önemli, projene ayıracağın vakti buraya da harcamış olsan bir şey kaybetmiş olmazsın.
  17. Projenin ne olduğunu açıncaya kadar kimseye söyleme. Eşsiz bir proje yapıyorsun, bunu başkasına söylersen mutlaka kopyalayacaktır. O kopyalamasa bir arkadaşına söyler o kopyalar. En güzeli herkesten gizli tut. Açtıktan sonra nasıl olsa herkes öğrenir. Onlar yapıncaya kadar sen yolu yarılamış olursun.
  18. Birilerini mutlaka ortak yap. Projeyi ucuza getirmek istiyorsan tasarımcıyı, programcıyı projene ortak yap. Böylece onlarda projeni sahiplenirler. Hem de bedavaya iş yaptırmış olursun. Ama ortak yaparken %2-3′ü geçme.
  19. Ürün satıyorsanız fiyatı ya çok ucuz, ya çok pahalı olsun. En ucuz siz satarsanız kimse sizinle rekabet edemez herkes sizden alır, siz de sürümden kazanırsınız. Ya da pahalı satın az kişiye satsanız bile çok kazanırsınız. Hem de kaliteli bir marka imajı çizersiniz.
  20. Hiç bir şeye başlamadan öncelikle şirketi kurun. Sizin ciddiyetinizi herkes görsün, hiç bir çalışmaya başlamadan önce şirket kurun. Hatta kurarken mutlaka anonim şirketi kurun. İleri de yatırım alırsanız hisse devirleri daha kolay olur.
  21. Okuyorsanız okuldan, çalışıyorsanız işten ayrılın. İşinde başarılı olmuş insanların büyük bir çoğunluğu okuduğu okuldan ayrılmış. Siz ne duruyorsunuz? Başka iş yaparken kendi işinizi yapmak doğru olmaz, tüm enerjinizi kendi işlerinize verin. Niçin başkasına para kazandırasınız ki?
  22. Müşterilerinizi ve ziyaretçilerinize çok da önem vermeyin. Tabi ki onlardan para kazanacaksınız ama çok fazla da önem vermeyin. Böyle mükemmel bir sistemden şikayet ediyorsa gitsin hatasızını bulsun. Sizden iyisini bulabilecekse tabi. Bir de müşterilerin alışveriş alışkanlıkları değişkendir, önceden ne almış çok da mühim değil. Siz bundan sonra satacağınız ürünlere yoğunlaşın.
Posted in Girişimcilik | 12 Comments

Bir projeye başlarken

İlk yazımda yeni bir başlangıç yapmaktan bahsetmiştim, onun ilk adımlarını atmaya başladım. Yakında ayrıntılarını buradan paylaşacağım. Bir projeye başlarken geçtiğim süreçlerden bahsedeceğim. Es geçtiğim veya benim uygulamadığım noktalar olduğu takdirde eklemeler yapmak için çekinmeyin lütfen.

Araştırma

  • Genellikle proje konum belli olduğu için bu konu üzerinde bir araştırma yapmıyorum. Projeyi şekillendirmek için araştırıyorum.
  • İlk aşama sektör incelemesi. O sektörde bulunan siteleri ve projeleri inceleyerek işe başlıyorum. Bunun için en büyük yardımcım google. Konuyla ilgili anahtar kelimeleri arayarak yaklaşık 400-500 siteyi dolaşıyorum. Siteleri gezerken tasarım ile ilgili ve fonksiyonlarla ilgili beğendiğim noktaları not alıyorum. Not alırken sitelerin adreslerini yazıyorum ki tekrar girip inceleme fırsatım olsun. Bu inceleme sonucunda genellikle yurt dışı örnekleriyle birlikte 10-15 site kalıyor.
  • Daha sonra rakip incelemesi ve analizi yapıyorum. Bu sektör incelemesinden daha farklı oluyor. Sektörde genel olarak siteleri inceliyorum. Burada ise rakip olabileceğimiz veya aynı işi yapmasak da hedef kitlemizin aynı olacağı siteleri inceliyorum. Bu incelemeler biraz daha ayrıntılı oluyor. Aşağıda ki soruların yanıtlarını not ediyorum.
    • Avantajları neler?
    • Dezavantajları neler?
    • Hangi konularda güçlüler?
    • Zayıf yönleri neler?
    • Gelir modelleri ne?
    • Sahipleri kim? Bu işte ne kadar tecrübeliler?
    • Pazar payları ne?
    • Gelirleri tahmini ne kadar?
  • En son olarak da sektör ile alakası olmayan başka sektörlerdeki başarılı siteleri inceliyorum. Burada amacım başka sektörlerde olsa dahi müşterilerine veya ziyaretçilerine güzel sundukları bir hizmet var mı bunu inceliyorum. Yakın sektörleri tercih ediyorum elbette.
Analiz
  • Yaptığım araştırmaları genelde çeşitli dosyalara kaydediyorum. Bunları daha sonra tek bir dosya halinde derliyorum.
  • Derlemeleri yaparken ekstra aklıma gelen notları da alıyorum. Bir fikir başka bir fikiri doğurabiliyor.
  • Dosyayı son haline getirdikten sonra çıktısını alıyorum ve önüme koyuyorum. Daha sonra her madde üzerinde teker teker durarak şekillendiriyorum.
  • Düzenlediğim halinden sonra yapılacaklar listesi ve ihtiyaç listesi oluşturuyorum.
  • İhtiyaç listesi projeyi gerçekleştirebilmek için nelere ihtiyacım olduğunun ayrıntılı bir şekilde hazırlıyorum. Genellikle aşağıda ki soruların yanıtını bulmaya çalışıyorum.
    • Kaç kişi ile yapılabilir?
    • Ne tarz elemanlar lazım? Ortalama maaşları ne kadar?
    • Yazılım satın alınması gerekiyor mu? Ücretleri neler?
    • Sunucu ihtiyacı var mı? Hangi kapasitede bir sunucu yeterli olur? Ücretleri ne kadar?
    • Domain satın almak gerekiyor mu? Maliyeti ne kadar? Alternatifleri neler?
Plan
  • İhtiyaçları ve yapılacakları belirledikten sonra bir plan çıkartıyorum.
  • Bu plan genellikle 6 aylık ve 12 aylık oluyor.
  • Harcama kalemlerini buraya ekliyorum, hem kuruluş hem de devamın aylık olarak ne kadar nakite ihtiyacım olduğunu çıkarıyorum.
  • Bu nakit ihtiyacını kendi kaynaklarımla karşılayıp karşılayamayacağımı hesap ediyorum. Kendi kaynaklarımla ne kadar idare edebileceğimi hesaplıyorum.
  • Eğer kendi kaynaklarımla idare edemeyeceksem bir yatırımcıya gittiğim takdirde bu iş için ne kadar paraya ihtiyacım olduğunu hesaplıyorum. Projenin kendi kendini ne zaman çevirmeye başlayacağını hesapladıktan sonra bunu çıkarmak güç olmuyor.
  • Oluşturduğum plana göre dosyaları revize ediyorum. Burada dosya derken gözünüzde büyümesin. Genellikle hazırladığım dosyaların tamamı 4-5 sayfayı geçmiyor.
Fikir Danışma
  • Fikir danışmadan önce tüm adımları geçiyorum. Çünkü birilerinden bir proje için fikir alacaksak, herkesten çok o projeye vakıf olmalıyız. Bu fikir alırken de işimizi kolaylaştıracaktır.
  • Fikir alırken sektörle alakalı kişileri bulup onlarla görüşüyorum.
  • Genel olarak internet konusunda fikrine güveneceğim kişilere soruyorum.
  • Konuyla tamamen alakasız olan çevremdeki kişilere soruyorum. Bazen konuların içerisinde olan insanların göremediğini tamamen dışarıda olan kişiler görebiliyor.
  • Aileme soruyorum, onların proje hakkında neler hissettiklerini anlamaya çalışıyorum. Projeyi kendi çevremize inandıramazsak kimseye inandıramayız.
Üretime Geçme
  • Uygulamaya geçerken öncelikle platform seçimi yapıyorum. (Linux, windows vs.)
  • Uygulamayı hangi dil ile yazacağıma karar veriyorum. (Php, Asp.net vs.)
  • Uygulama veritabanına karar veriyorum. (MySQL, MsSQL, NoSQL vs.)
  • Daha sonra şablonu (wireframe) tasarlayıp tasarımcıya teslim ediyorum.
  • Tasarımcıdan geldikten sonra ise XHTML’lerin hazırlanması için başka bir tasarımcıya veriyorum.
  • Bu süreç devam ederken genelde yazılım hazırlanmaya başlamış oluyor, XHTML’leri bittikten sonra yazılım ile tasarım birleştirip test yayınına alıyorum.
  • Test sürecinde öncelikle şirket içi, daha sonra çevre en son olarak da genele açıyoruz test sayfalarını.
Genel olarak süreci yazmaya çalıştım, yaptığım ama atladığım noktalar olabilir. Bunun dışında yapmam gereken ama yapmadığım noktalar da olabilir. Yazının başında söylediğim gibi bu noktaları paylaşırsanız sevinirim.
Posted in Girişimcilik | 9 Comments

Öz eleştiri: Yaptığım genel hatalar

kurumuş yaprakİlk yazım ile birlikte yeni bir başlangıç için karmaşık bir çok yapıdan sıyrıldığımdan bahsetmiştim. Bu benim için bugüne kadar yaptığım her şeyi tekrar sorgulama ve nerelerde hata yaptığımı düşünme fırsatı tanıdı. Yaptığım hatalar belki hiç kimsenin yapmadığı belki herkesin yaptığı hatalar. Bu hataları kayıtlara geçmesi için mutlaka yazmam gerektiğini düşündüm. Mutlaka birilerinin de işine yarayacaktır.

Şirketleşme

  • İlk şirketimi 2004 yılında kurdum.
  • Üniversite öğrenimim devam ettiği için hem iş hem okul hayatı zorlu geçti. İş ile birlikte okulu 2 yıl uzattım. Vakıf üniversitesinde okuduğum için maddi açıdan zorlayıcı bir etken oldu.
  • Şirket kurmakta herhangi bir amacım yoktu, iş yapacaktım o zaman şirket kurmalıydım. Şirket kurulum masrafları, bağ-kur, KDV, damga vergisi, kira, stopaj, SSK, muhasebeci ücreti gibi masrafların bir anda üzerime geleceğini düşünmedim.
  • Planlama yapmadığımız için amaçsızca onlarca iş yaptım. Bu işlerin genelinden para kazandım ve müşteri sayısı oldukça arttı. Müşteri sayısının artması ile gelirler orantılı olarak artmıyor. Askere gitmeden önce müşterilerin %80′ini başka bir firmaya devrettim, kalan %20 müşteri ile daha fazla kar etmeye devam ettim.
  • İlk ofisimiz oldukça küçüktü, 27 metre kare. Burada 7 kişiye kadar çalıştık, daha sonra daha büyük ofislerde çalıştım hep, kiralarken büyüme planlarına göre tuttum ofisi. 100 metre kare üzeri ofislerin kirası ve stopajları haliyle yüksek oldu. Bir süre kazandığımızı kiraya yatırmak durumunda kaldık.
  • Kazandığımız parayı tekrar şirketin büyümesi için harcamadığımız için şirket büyümesini sağlayamadık.
  • Şirkette en önemli şeylerden birinin nakit akışı olduğunu yaşayarak öğrenmek durumunda kaldık. Babamın söylediği gibi “alacak ile borç ödenmiyor”.
Ortaklıklar
  • Bugüne kadar bir çok ortaklığım oldu, kısa ve uzun süreli.
  • Ortak seçerken gerektiğinden hızlı hareket ettim, ortaklık bir çok şeyden daha farklı. Haliyle seçim kriterleri de farklı olması gerekiyor.
    • İyi bir insandan iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • İyi bir arkadaştan iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Ticareti düzgün birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Dürüst birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • İyi anlaştığınız birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Daha önce yolculuk yaptığınız, para alışverişinde bulunduğunuz birinden iyi bir ortak olmayabiliyor,
    • Büyük işler yapan birisi iyi bir ortak olmayabiliyor
  • Ortaklıklar öncesinde genellikle işe odaklandım, ortağın işe değer katacağına inanıyorsam başka bir şey düşünmeden ortak olmayı düşündüm. Fakat sonrasında ortaklar düşündüğüm değerleri projeye katmaya biliyorlar.
  • Yukarı da yazdığım gibi ortaklarımın genel özellikleri hep iyiydi, bu konuda oldukça şanslı olduğumu düşünüyorum. Zaten ortaklıklardan ayrıldıktan sonra görüşebiliyor olmamız da sorunun kişiler bazında olmadığını gösteriyor.
  • Ortaklıkların başlangıcında genelde hiç bir ayrıntı konuşmadan başladı. Bu başlangıç için oldukça iyi gibi gözükse bile daha sonra ufak ayrıntılar yüzünden tartışmalar çıkmasına ve fikir ayrılıklarına neden oluyor. Bu nedenle ufak ayrıntıları bile başlangıçta konuşmak. Mümkünse bunları bir sözleşme metnine dökmek en güzeli olacaktır. Bazen konuşmalar uçabiliyor, bunları bakileştirmek gerekiyor.
  • Ortağımın katkısının olacağını düşündüysem fazla sorgulamadım, projeye katılacak değerlerin belirli bir denkliğinin olması gerekiyor. Eğer bu denklik yoksa, bunun adaletli bir şekilde baştan denk hale getirilmesi ileri de karşılaşılacak bir çok sorunu bertaraf edebiliyor.
  • Ortaklardan birisi para diğeri emek koyuyorsa, burada ki emeğin bir değerinin olduğunu anlamak gerekiyor. Bunu bazen ben anlamadım, bazense ortaklarıma anlatamadım. Bunu iki tarafta anlamadığı takdir de ortaklığın uzun sürmesi pek mümkün gözükmüyor.
  • Ortaklıklarımdan ayrılırken genelde ödün veren taraf oldum. Bu bilinçli bir tercihti fakat yanlış olduğunu daha sonradan anladım. Siz ne kadar ödün vermiş olsanız da karşı taraf daha fazlasını talep edebiliyor. Bu nedenle ayrılırken de hakkımı almamın faydalı olacağını gördüm. Hakkımı almayacaksam da hakkımın hesaplandıktan sonra bu ödünü vermem gerektiğini anladım.
Kişisel
  • İşlere kendimi çok kaptırdığım ve bir çok konuyu es geçtiğim çok oldu.
  • Daha fazla kitap, dergi ve gazete okumalıydım. İnternet’ten bir çok kaynak takip ediyor olmak yeterli olmuyor. İnternet’in hızından dolayı göz attığım makalenin içerisinde ayrıntıları göz ardı edebiliyorum. Kitap okumak farklı düşünmeyi, düşündüğünü anlatabilmeyi ve farklı kurguları anlamayı sağlıyor. Her şeyi yaşayarak öğrenmenin maliyeti okuyarak öğrenmeye göre oldukça yüksek oluyor.
  • Daha fazla yazı yazmalıydım. Yazmak insanı geliştiren ve zorlayan bir şey. Yazdıkça eksik olduğunuz noktaları daha iyi görebiliyorsunuz.
  • Daha fazla etkinliğe katılmalıydım. Yaptığınız işler sona erebiliyor ama kurduğunuz arkadaşlıklar ve dostluklar sürmeye devam ediyor. Bu nedenle daha fazla etkinliğe katılmalıydım ve katıldığım etkinliklerde ise daha aktif olmalıydım.
  • Yaptığım işlerde daha yeni teknolojileri kullanmak için kendimi zorlamam gerekiyordu, genelde bildiğim teknolojileri geliştirerek devam ettim. Sürekli teknoloji gelişiyor, farklı platformlarda ve farklı dillerle yazılım yapmaya da vakit ayırmam gerekiyordu.
  • Daha çok spor yapmam lazımdı. Sağlıklı ve dinç olmak iş yaşantısında da verimliliği oldukça artırıyor.
  • İnsanlara gerektiğinden çok daha fazla değer verdim. Gerektiğinde kendimden ödün verdim. Birisine gerektiğinden fazla değer verirseniz, o kendini sizin verdiğiniz değerden de üstün görecektir. Bu tarz ilişkiler ise bir yerde kopma noktasına geliyor.
Projeler
  • Projelerin 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl sonra ne kazandıracağını düşünmeden hesaplamadan inandığım her işe her projeye başladım. Daha sonra projeler başarılı olsa dahi karlılığı yüksek olmadığını gördüm. Tabi bu zaman olarak büyük kayıp yaşattı.
  • Projeyi yaparken pazarda başka kimler var, başarılılar neden başarılı, başarısızlar neden başarısız çok fazla düşünmedim. En iyisi yapacağımı düşündüğüm için bu kriterler çok da önemli değildi benim için.
  • Küçük bir excel dosyasına bile olsa aylık gelir giderleri, kazanç tahminlerini çıkarmayı genellikle atladım. Bu da projeye gücümün ne kadar yeteceği konusunda beni oldukça zorladı. Gücümün bittiği yerde ise projeyi sonlandırmak veya kendi haline bırakmak durumunda kaldım.
  • Projelerden gelecek gelirleri düşünürken her zaman için iyimser bir yaklaşımla yola çıktım. Vergileri ve masrafları genelde çok önemsemedim. Vergi dönemleri geldiğinde ise mecburen önemini kavramış oldum.
  • Projeye girerken kazanç için bir hedef koymadım genellikle. Projeden projenin tamamını satarak mı kar edecektim yoksa proje kendi karlılığı ile bana yeterli miktarda kazanç sağlayacaktı.
  • Herkesin söylediğine çok önem verdim ve doğruluğunu çok sorgulamadım. Oysa bir çoğunun konuyla alakalı fikirleri saçmaydı. Kendi doğru bildiğim veya doğru bildiğine inandığım kişilerin tavsiyeleri doğrultusunda hareket etmeliydim.
  • Projelere kendi yaptığım yatırımın genelde farkında olmadım. Başka bir iş yaparak veya başka bir yerde çalışarak kazanacağım para yerine çok daha ufak rakamlarla kendi projemi sürdürdüm. Bu da aslında benim projeye yaptığım yatırımdı, genelde bu yatırımın ne zaman geri döneceğini hesaplamadım.
  • Genelde proje hedefim Türkiye’de herkesin duyacağı bir projeye imza atmak oldu. Fakat projenin öyle bir proje olup olmadığını genellikle es geçtim.
  • Eleman alırken de, eleman çıkartırken de hatalı davrandım. Elemanın kaç ayda işe adapte olacağını ve katkısını çok fazla düşünmedim. Eğer bir işi yürütürken zorlanıyorsak eleman almalıydım ve aldım. Daha sonra ise işe yaramasa bile işten çıkarma konusunda oldukça zorlandım. Eleman alırken faydasını, zararını iyi düşünüp hareket etmek gerekiyor. Çünkü eleman çıkarmak dünyanın en zor işlerinden birisi.
  • Projelere sermayesiz girdiğimi düşündüm ve genelde bana bir masrafı olmadığını düşündüm. Fakat para harcamadığımı düşündüğüm her projenin bana bir maliyeti oldu. Hatta bu maliyet oldukça yüksek oldu. Harcadığım her zamanın bir değeri olduğunu anlamam hayli zaman aldı.
  • Yapmış olduğum projeler genelde başarılı oldu. Projelerin başarılı olması ile karlı olması her zaman aynı şey olmayabiliyor.  Bu nedenle projeye niçin başladığımı baştan iyi düşünmem gerekiyor.
Yazı beklediğimden biraz daha uzun sürdü. Muhtemelen de bir çok maddeyi unuttum. İnsan hata yapabiliyor, hem de oldukça fazla hata yapabiliyor. Önemli olan bu hatalardan ders alabilmek ve bu hataları birer tecrübe olarak anabilmek.
Posted in Girişimcilik | Tagged , , | 23 Comments

31 yaşında hayata yeni bir başlangıç…

Bir süredir yapmakta olduğum bir çok işten ayrıldım. Açtığım irili ufaklı bir çok sitenin aklımda çok fazla yer etmeye başladığını fark ettim. Ayrıca bu sitelerde farklı kişilerle farklı şartlarda ortaklıklar işleri iyice birbirinin içerisine geçiriyordu. Bu yapının da bana zarar verdiğini anladım. Çok çalışıyor olmama rağmen vardığım noktanın yeterli olmadığını düşünmemle birlikte harekete geçmeye karar verdim. Karışık tüm yapılardan sıyrıldım, elimdeki bir çok siteyi sattım. Mevcut ortaklıklarımdan ayrıldım.

Bir süredir hem dinleniyorum, hem de hangi konularda daha önce başarılı işler çıkardığımı düşünüyorum. Yeni işlere başlamak için enerji topladım.

Bu süreçte twitter hesabımı düzenledim ve şu anda okumakta olduğunuz blogu yenilemeye karar verdim. Bugüne kadar yaşadıklarımı anlatmanın başkaları içinde faydalı olacağını düşünüyorum.

Şimdi önümde tertemiz bir sayfa var. 1999 yılından beri tecrübe edindim, kendimi geliştirdim ve bir çok kişiyle tanıştım. Önümdeki süreçte tüm bilgi birikimimi kullanabileceğim proje veya projelerle geleceğim.

Önümüzdeki yıl ise başlayacağım bu proje veya projelerde alanındaki ilk 3 site arasına girmeyi hedefliyorum. Benim değil hazırladığım projelerin konuşulacağı bir yıl geçirmeyi düşünüyorum.

Posted in Kişisel | 55 Comments