Bankalar ve Rezillik

Garanti BankasıBanka adını duymak bile beni germeye başladı. Bankalarla alakalı başımdan geçen tüm olayları mantık çerçevesine oturtamıyorum. İlk olay Garanti Bankası Şirinevler şubesi ile başıma geldi. Şirketimize sanalpos başvurusu yapmak için banka şubesine gittik, kurumsal hizmetlere durumu izah ettik. Sanalpos ile ilgilendikleri söyledikleri bir beyfendiye yönlendirdiler. Oraya yönlendirilinceye kadar herkese sanalpos’un ne olduğunu izah etmek zorunda kaldık, sadece pos kısmını herkes anlayabiliyordu rahatlıkla. Neyse görüşmek istediğimiz kişiye durumu izah ettik, sanalpos başvurusunda bulunmak istediğimizi söyledik. Pos alabilmek için şu kadar satış yapabilmeniz lazım gibi şeyler söylemeye başladı, biz tekrar isteğimizi anlattık. En sonunda bize birkaç yere sorarak bir form çıktısı aldı, bunu doldurun getirin dedi. Doldurup götürdük, tamam ben size haber veririm dedi gönderdi bizi başından. Aradan 2 hafta geçmesine rağmen ses soluk çıkmadı, bu süre zarfında 2 kez aradım ulaşamadım. Tekrar yanına gittik, anlattık durumu. Sanalpos alamazsınız dedi, sebebini öğrenmek istedik. Büyük meblalarla banka ile çalışmamız gerektiğini söyledi. Ortada sorun olan bir şey yokmuş gibi gözüküyor, fakat bunu söyleyen beyfendi hala bizim sanalpos istediğimizi anlamamıştı. Bugün Garanti Bankası‘nın sitesine girince “Global Finance Dergisi, Garanti’yi ‘Türkiye’nin En İyi Kurumsal İnternet Bankası’ seçti.” haber başlığı görüp bi ah çektim.

İş BankasıBaşımızdan ikinci geçen olay ise Türkiye İş Bankası Şirinevler Şubesi ile oldu. Bu şubeden internet bankacılığımızı açtırmak istedik, kurumsal hesaptan internet bankacılığı açabilmemiz için öncelikle kart almamız gerektiğini söylediler. Kartınız 1-2 hafta içinde adresinizi gelir dediler, bekledik belki bir sorun olmuştur diye 3 hafta gitmedik, gittiğimizde görevli adreslere kart göndermediklerini kartların şubeye geldiğini söyledi ve bizim kartımız çoktan gelmişti. İnternet bankacılığı için yapmamız gereken işlemleri anlat bir kağıt verdiler, öncelikle bankamatikten bazı işlemler yapmamız gerekiyordu. Kağıttaki adımlarla ekran tutmuyordu, bir şekilde hallettik o kısmı. Daha sonra telefon ile hesabımızı açtırmamız gerekiyordu. Telefonda ordan oraya ordan oraya yönlendirdiler ve en sonunda kapandı. Bir türlü açtırmayı başaramadık, tekrar bankaya gittik durumu izah ettik. O kartın dışında başka bir kart gelecek dediler, 2 hafta da öyle geçti. En sonunda internet bankacılığını açtırabildik. Hesabımızı açtırdıktan 3 ay sonra. İnternette ilk internet bankacılığını Türkiye İş Bankası‘nın yaptığını görünce gülüyorum, böyle internet bankacılığını bende yaparım 3 ayda hesap açılışı yapılıyor.

İş BankasıSon olay ise daha taze 3-4 gün önce bir müşterimiz havale gönderirken hesap numarasını yazmadan göndermiş, sadece şirketin adını yazarak. Ödeme gelmeyince önce müşteriyi, sonra bankayı aradık. Paranın bankaya ulaştığını fakat bizim hesaba aktarabilmeleri için karşı bankanın mesaj çekmesi gerektiğini söylediler. Müşteriyi arayıp durumu izah ettik, bankası ile görüşüp mesajın çekildiği söyledi. Biz tekrar Yapı Kredi Bankası Şirinevler şubesini arayarak mesajın gönderildiğini söyledik, mesajı gördüklerini 1-2 saat içerisinde en geç 1 gün sonra hesaba geçeceklerini söylediler. O gün para hesabımıza geçmedi, 1 gün sonra da geçmedi. 2 gün sonra telefonla aradık, anlattık durumu karşı banka mesaj çekmeden yatıramayacaklarını söylediler, tabi beni dinlemedikleri için mesaj çekildiğini tekrar söylemem gerekti. Daha sonra mesaj yok tekrar çeksinler diyerek telefonu kapattılar. Bir kaç saat sonra hesabı tekrar kontrol ettim, gelen giden yoktu hala. Telefonla birçok kez aramama rağmen bu sefer bankada kimseye ulaşamıyordum. Yanıma şirket kaşesini de alarak bankaya gittim, tesadüf telefonda konuştuğum kişiye yönlendirdiler. Ben ısrar edince şubedeki diğer kişilere paranın akıbetini sordular, kimsenin haberi yoktu. Kimsenin haberi yok gördüğünüz gibi dendi. Bende mesajı kontrol etmesi konusunda ısrarcı oldum, çünkü para bankada bizim adımıza gelmiş gözüküyordu ama bürokratik uydurmalar yaparak bir türlü hesabımıza geçmiyorlardı parayı. Para gönderileli 3 gün olmuştu, konuşma arasında zaten para hesabınıza geçmezse 1-2 gün içerisinde diğer bankaya iade ediyoruz dedi. Bende iade edin o zaman, 3 gündür niye durduruyorsunuz dedim. Ağzının içinde birşeyler geveledi, tamam hesabınıza geçiyoruz efendim dedi. Bende YKB’nin işi belli olmaz, bana geçtiğine dair dekont verin diyerek dekontu almak için bekledim. Bu arada ödemeyi yapacak olan kişi, bu para gözükmüyor bende bankaya iade olmuş olabilir mi vs. gibi sorular soruyordu. En sonunda parayı hesabımıza aktarabildik. Her yanlış yatan parayı 3 gün bekletse herhalde tüm elemanlarının maaşını öder YKB oradan kazandığı repoyla.

Bankalar reklamlara çok önem veriyorlar fakat kurum içerisinde eğitime, müşteriye davranış biçimlerine ve olaylara çözüm üretme konusunda hiç bir şey yapmıyorlar. Hepsi bankaya gelenlere müşteri değilde angarya gözü ile bakıyor. Bankada müşteri sıfatıyla anılmak istiyorsanız 200-300bin dolar paranız yada bankada çalışan samimi bir tanıdığınızın olması gerekiyor, yoksa hepsi aynı..

1 Yorum

  1. Yorum Nil tarafından Eylül 5, 2005 2:37 am da yazıldı

    Banka şubelerinde işlemlerinizin hızlı ve düzgün bir şekilde yapılması için, şubede kesinlikle bir tanıdığınızın olması gerekiyor bencede.. Sinir bir durum aslında, herkese eşit davranılması gerekir, ama burası Türkiye, öyle değil mi?? :( Bu lafı söylemekten inan hiç ama hiç hoşlanmıyorum..

Yorumlar RSS TrackBack Identifier URI

Yorum yaz